DOLAR: 2.32 TL
EURO: 2.85 TL

Atomu Kim buldu?

Atomu Kim buldu?

Eski Yunan lılar,bütün maddelerin atomlardan oluştuğuna inanırlardı. Gerçekte, Yunanca asıllı “atom” kelimesi “bölünemez” anlamına geliyordu. Yunanlılara göre, herhangi bir madde ne kadar bölünürse bölünsün (NOT:burada, bölünmekle “parçalanmak”,daha ufak parçalara ayrışmak kastedilmektedir), sonunda hiç bölünemeyecek bir zerresi ortaya çıkacaktı.Bu en ufak ve daha öteye bölünemez zerre de “atom”du.

Yunanlıların bu inancına rağmen, atomu onların keşfettiğini söyleyemeyiz. Her şeyden önce, Yunanlıların bu konudaki inancı bilimsel olmaktan uzaktı. Bilimsel deney ve gözlemlere dayanmıyor,onlarla desteklenmiyordu.

Bildiğimiz anlamda atom,bilimsel gözlemler, kuramlar sonucu öğrenilmiştir. 19. yüzyılın başlangıcına kadar, maddenin ve cevherinin (özünün)yapısı hakkında sadece filozofların öğretileri vardı. Sonra John Dalton adında bir İngiliz kimyacı ve matematikçi,ilk kez bilimsel atom kuramından (teorisinden) söz etti. Yıl 1803 de

John Dalton dikkatli bir deneyciydi.Çeşitli gazlardan aldığı örnekleri tarttı ve ağırlıklarının farklı olduğunu gördü. Gazların da, katı cisimler ve sıvılar gibi inanılmaz küçüklükte zerreciklerden oluştuğunu keşfetti. Bu küçük zerrecikleri “atom” diye adlandırdı. Dalton değişik elemanların atomlarının değişik özelliklerde ve farklı ağırlıklara sahip olduğunu açıkladığı zaman, atomla ilgili açıklama ve çalışmalar bilimsel bir nitelik kazanmış sayılırdı.

Buna rağmen,bir atomun tam anlamıyla ne olduğu ve fonksiyonları hâlâ gereğince açıklanmamıştı. Hemen hemen yüz yıl sonra,Ernest Rutherford adındaki başka bir İngiliz,güneş sistemine benzer, onunla kıyaslanabilecek bir tanımlama yaptı. Merkezde pozitif elektrik yüklü bir çekirdek (nükleus) ve bunun çevresinde yer almış olan negatif elektrik yüklü elektronlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bugün,bilim adamları atomun elektronlar,protonlar,nötronlar,positronlar,nötrinonlar,mesonlar ve hiperonlardan meydana geldiğine inanmaktadırlar. Gerçekte, atomun göbeğinde 20 den fazla ayrı zerrecik bulmuşlardır. Gene de,atomun her şeyi izah edebilecek,buna yardımcı olacak bir tek tam resminin bulunmadığını özellikle belirtelim.

Tuz iki çeşit atomdan yapılmıştır. Sodyum (Na) ve Klor (Cl). Bilim insanları Sodyumun ilk teoride olduğu gibi nehirler yolu ile karalardan denizlere taşındığını, Klorun ise dünya tarihinin ilk dönemlerinde, yer kabuğu ile yer merkezi arasında kalan katmanlardan, okyanusların diplerindeki çatlaklar ve volkanlar yolu ile denize karıştığını ve bu ikisinin birleşerek denizin tuzunu oluşturduklarını tahmin ediyorlar.

Ama hala niçin denizlerin gittikçe tuzlu olmadığının cevabını alabilmiş değiliz. Bilim insanları bunun açıklamasını da şöyle yapıyorlar: Tuz nehirler yolu ile denizlere ilave edilmektedir,ama aynı zamanda denizdeki diğer kimyasallarla birleşerek, okyanus tabanındaki kayalar tarafından emilerek veya deniz suyunun çözeltisinden ayrılıp çökelti haline gelerek bir şekilde deniz suyunun içinden eksilmektedir.

Yüz milyonlarca yıl, eksiltme ve ilave etme yolu ile deniz suyunun tuzluluk oranını hep aynı tutan bu müthiş ayar gerçekten çok etkileyici.

Sponsorlu bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. ali diyor ki:

    Yanlış bir bilgi. Atomu ilk doğru birşekilde bulan Câbir bin Hayyan’dır. Cabir bin Hayyan 700-800 seneleri arasında yaşamış bir Türk İslam Alimidir.

    Zamanın en büyük üniversitelerinden olan Harran Üniversitesi Başmüderrisi bütün heybetiyle, zihinlerde şimşekler çakan, herkesi hayrette bırakan, gerçek mahiyeti ancak asıralr sonra anlaşılabilecek buluşunu açıklıyordu: ‘Maddenin en küçük parçası olan ‘cüz-ü lâ yetecezzâ (atom)’da yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öylesine bir güç meydana gelir ki, Bağdat’ın altını üstüne getirebilir. Bu Allah’ın kudret nişanıdır.’

Yorum Yaz

Yukarı Çık
Önceki yazıyı okuyun:
Gözün Yapısı Nasıldır?

Gözün Yapısı Nasıldır? İnsan gözü tıpkı bir fotoğraf makinesi gibidir. Işığın girmesi İçin ayarlanabilir bir açılışı (göz bebeği) vardır. Bir...

Kapat