BDP li robot milletvekilleri sizin düğmeniz kimin elinde

BDP li robot milletvekilleri sizin düğmeniz kimin elinde

İki ayda kırk asker şehit oldu; BDP’den tık yok. Adamlar uzaktan kumandalı robot gibi. Düğmesine basılmadan hareket edemiyorlar adeta. Öcalan’ın, “Beni taşeron gibi kullanıyorlar!” demesi üzerine zaten betleri benizleri attı, depresyona girdiler.

Polise tokat atmaya gelince kadınlığını bile unutanlar, anaların ağıtlarını duymuyor. Güvenlik güçlerine taş atarken pervasızlığın numunesi olmaya namzet milletvekili, gencecik çocukların art arda ve sebepsiz yere şehit edilmesine gık diyemiyor.

Uzaktan kumandayı elinde tutanlardan birisi mahpus, öbürü rehin. Bu saatten sonra meydan komşu ülkeler üzerinden yürütülen sinsi bir savaş taktiğine kalıyor. Bu da BDP’nin çapını aşıyor…

Farz edin ki iki ay içinde kırk PKK militanı öldürülmüş olsaydı, bu zevat kıyameti koparmaz mıydı? ‘Barışa sıkılan kurşun’dan bahsederken Nobel Barış Ödülü adayı olmuş gibi nutuk irad etmez miydiler? Partinin klasik tabanını biliyoruz, onların öğrenilmiş çaresizliklerine aşinayız. Ancak bu partiye bin bir hevesle giren bazı kişilerin süklüm püklüm olup bir kenarda aciz beklemelerine mana veremiyoruz.

Mesela Beynelmilel filmiyle (ve daha birçok özelliğiyle) insanların sempatisini kazanan, hoş-sohbet Sırrı Süreyya Önder neden derin bir suskunluğa hapsolmuştur? Öteden beri İslamcı kimlik taşıdığını bangır bangır haykıran ve daha önceki PKK eleştirilerini bir kenara bırakarak BDP saflarına katılıp dostlarında, “Herhalde bir maslahat gözetiyor olmalı…” iyimserliğine neden olan Altan Tan, seri cinayetler karşısında neden gürül gürül konuşamıyor?

PKK’ya yakın partiler içinde ilk kez vizyon zorlamasını BDP yaptı ve seçime geniş bir kadroyla katıldı. Şerafettin Elçi, Ertuğrul Kürkçü, Sırrı Süreyya, Altan Tan vs. Vakıa, bu açılımlı haliyle bile yüzde 7’yi bulamadılar; ancak “Belki bu sefer bu cephe demokratikleşme konusunda cesur ve yapıcı bir katkı sağlar…” iyimserliğine yol açmıştı. Son yaşananlar gösterdi ki maalesef beklentiler gerçekleşmiyor. Belki de hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Çünkü karşımızda mezalim karşısında yaramaz çocuklara özenip tıp oynayan, düğmesine basıldığında da ezberindeki repliği var gücüyle haykıran bir koro var. Beste başka yerden, güfte başka yerden, senaryo başka yerden… Keşke öyle olmasaydı. Keşke orada da bir değişim ve dönüşüm yaşansaydı…

EKREM DUMANLI ZAMAN

NOT:Yazının orjinal başlığı BDP tel tel dökülürken idi fakat sitemizde yayınlarken bu başlığın BDP liler için hafif kaldığını düşündüğümüzden küçük bir değişiklik yaptık anlayışınız ve alakanız için teşekkürler ….
birdunyabilgi.net ekibi

Sponsorlu bağlantılar
ÖZEL ARAMA FORMU

ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık