CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI YAPILAN YENİLİKLER
Cumhuriyet’in getirdikleri;
Ulu önder Mustafa kemal Atatürk’e borçlu olduğumuz cumuhuriyet rejimini oldukça detaylı bir şekilde anlatan çok işinize yarayacak bir proje/araştırma
A- Yönetim Şekli Cumhuriyet
Cumhuriyet; devlet reisi, millet veya millet meclisleri tarafından muayyen müddet için seçilen hükümet şeklidir
İslâmiyet’ten önce Türk Devletlerinde Devlet Başkanları yani Hanlar Kurultay tarafından seçilirdi. Türklerin bu Cumhuriyetçi anlayışına karşın Osmanlı Devleti tamamen teokratik bir devletti.
Padişah’ın tek otorite olması, Atatürk’te Cumhuriyet ve millî hakimiyet fikirlerinin gelişmesinde çok etkili olmuştur. Diğer yandan o dönemdeki milliyetçilik fikirlerinin etkisinde kalmış ve ateşli bir milliyetçi olmuştu.
Aynı zamanda bu fikrini fiiliyata geçirmiş, yeni Türk Devleti’ni millî temeller üzerine kurmuş ve siyasi rejim olarak da asrımızın en mükemmel sistemi diyebileceğimiz demokratik cumhuriyeti seçmiştir3.
Dünyada uygulanan bir çok cumhuriyet çeşidi olmasına rağmen Atatürk “demokratik cumhuriyeti” yönetim biçimi olarak seçmiştir ve bunda da oldukça samimidir. Çünkü, o isteseydi kendisini tek adam ilan edebilir, halkın ve ilim adamlarının görüşüne değer vermezdi.
Bu konuyla ilgili olarak Lord Kinross ise bir anısını bize şöyle aktarmaktadır. Kendisine bazı Avrupalı yazarların ileri sürdüğü gibi diktatör olup olmadığını soran öğretmenlere, yumuşaklıkla şöyle diyordu; “Eğer böyle olsaydım sizin bunu sormanıza izin vermezdim”
Gene Atatürk diktatör mü? sorusuna Falih Rıfkı Atay “Çankaya” isimli eserinde şöyle cevaplamıştır.
Ne mizacı ne de ideali bakımından diktatörlük inançlı değildi. Millî kurtuluş içinde şart saydığı inkılapların hürriyet içinde yaşayabileceğine güvenebiliyodu. Demokrasi için savaşçılığın zevklerini feda etmeyeceğine şüphe yoktu. Nitekim zamanın diktatörlerinden hiç birini sevmemişti”.
Mustafa Kemal neden Cumhuriyet dediğini TBMM’de şöyle dile getirmiştir.
“Baylar, yüzyıllardan beri Doğu’da kıyım ve haksızlık görmüş olan Ulusumuz, Türk Ulusu, yaratılışındaki gerçek niteliklerden yoksun sayılıyordu.
Son yıllarda Ulusumuzun eylem olarak gösterdiği, beceri, yetenek ve anlayışı, kendisi için kötü sanıda bulunanların ne denli aymaz ve ne denli irdelemeden uzak, görüşüne önem veren kimseler olduğunu pek güzel kanıtladılar.
Ulusumuz, kendisinde bulunan nitelikleri ve değeri, Hükümetinin yeni adıyla, uygarlık dünyasına çok daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasındaki yerine yaraşır olduğunu, başaracağı işlerle kanıtlayacaktır”5.
Gene o, diktatörlük isteğinde olmadığını şu sözleriyle dile getirmiş ve Cumhuriyeti Türk Halkına armağan etmiştir.
“Har zaman sayın arkadaşlarımın ellerine çok içtenlikle ve sıkıca yapışarak onların varlıklarından kendimi bir an bile soyutlamış görmeyerek çalışacağım. Her zaman Ulus sevgisine dayanarak hep birlikte ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve utkulu olacaktır.
B- Millî Ekonomi
Atatürk’ün ekonomi ile ilgili politikaları Cumhuriyet tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Atatürk tarihte az bulunabilecek askerî zaferlere imzasını attığı halde; “Askerî zafer kurtuluş için yeterli değildir; bugün erişilen nokta gerçek kurtuluş noktası sayılamaz” diyerek asıl kurtuluşun siyasî, sosyal ve ekonomik yapıyı çağdaş düzeye getirmesiyle sağlanacağını belirtmiş, bunu sağlamak için 17 Şubat 1925 tarih ve 552 sayılı7 kanunla aşar vergisi kaldırılmış, yerine maktu vergi konulmuştur. 1951’den sonra da yol vergisi kaldırılmıştır. Kapitülasyonlar Lozan Barış Antlaşması’yla ortadan kaldırılmış böylece, Millî Ekonomi rahat bir nefes almıştır.
1 Temmuz 1926 tarihinde kabul edilen kabotaj kanunu8 ile kıyılarımızda gemi işletme hakkı yabancı devlet ve milletlerden alınmıştır.
Ekonomi alanındaki yeniliklere devam edilerek 28 Mayıs 1927’de 1055 sayılı “Sanayi-i Teşvik Kanunu”9 kabul edilerek sanayi ve yatırım alanında yeni teşvikler getirilerek sanayi bakımından çok fakir olan memlekette yeni fabrikalar kurulma yoluna gidilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün bütün konuşmaları dikkate alındığında Kemalist Ekonomik Kalkınma modelinin amaçlarını şöyle özetleyebiliriz.
1. Tam çalışma,
2. Hızlı ve dengeli sermaye birikimi,
3. Dış ödemeler ve dış ticaret dengesi,
4. Dengeli gelir dağılımı,
5. Enflasyonsuz hızlı kalkınma,
6. Bölgelerarası dengeli kalkınma,
7. Özel girişimin getirilmesi,
8. Yabancı sermaye ile işbirliği10.
Atatürk Devletçi bir ekonomiden yana idi. Bunu bir konuşmasında şöyle dile getirmiştir. “Devletçiliğin bizce manası şudur. Fertlerin hususi teşebbüslerini ve faaliyetlerini esas tutmak. Fakat büyük bir milletin bütün ihtiyaçlarını ve birçok şeyin yapılmadığını gözönünde tutarak, memleketin iktisadiyatını devletin eline almak”11.
C- Millî Eğitim
Atatürk’ün eğitime çok önem verdiği çeşitli yerlerde yaptığı konuşmalardan anlaşılmaktadır. O, “Eğer Cumhurbaşkanı olmasaydım Millî Eğitim Bakanı olmak isterdim” diyerek bunu dile getirmiştir.
Genç Türkiye Cumhuriyeti çağdaş eğitimle müreffeh olacaktır.
Atatürk’ün Millî Eğitimle ilgili ilk icraat, 3 Mart 1924 yılında TBMM’ce kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu olmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti’nden önce 1839 Tanzimat Dönemi’nde, Osmanlı saltanatı da öğretim birliğine başlamak istemişse de bunu başaramamış, aksine bu konuda bir ikilik meydana gelmişti.
Bu ikilik eğitim ve öğretim birliği açısından birçok zararlı sonuçlar doğurdu. Bir milletin bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir.
Bu ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder
Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun “Türkiye’deki bütün bilim ve öğretim kurumları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlıdır”,14 şeklindeki ilk maddesiyle bütün öğretim kurumları birleştirilerek Millî Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir.
Bu kanundan sonra eğitimle ilgili diğer bir inkılap ise Harf inkılabı olmuştur. “1 Kasım 1928 yılında TBMM’nin açılış konuşmasını yapan Atatürk “Her vasıtadan evvel büyük Türk Milleti’ne onun bütün emeklerini kısır yapan çorak yol haricinde kolay bir okuma-yazma anahtarı vermek lazımdır.
Büyük Türk Milleti cehaletten az emekle kısa yoldan ancak kendi güzel asil diline kolay uyan bir vasıta ile sıyrılabilir”15 diyerek bu inkılapla hedeflenen şeyleri dile getirmiştir.
Atatürk’ün en büyük hedeflerinden birisi de sadece Selçuklu ve Osmanlı tarihi içine sıkışıp kalmış olan Türk tarihini, bu vaziyetten çıkarıp İslâm öncesi Türk tarihinin de araştırılmasını istiyordu.
“15 Nisan 1931’de “Türk Tarih Tetkik Cemiyeti”ni kurdurarak bu yolda ilk adımı atmıştır16.
Bugün T.T.K. adını alan bu cemiyet Atatürk’ün istediği çizgide bir birinden güzel çalışmalar yapmış, İslâm öncesi Türk Tarihi üzerine çalışan bilim adamlarının eserlerini yayınlayarak onlara yardımcı olmuştur.”12 Temmuz 1932 yılında Türk Dilini sadeleştirmek üzere Türk Dil Tetkik Cemiyeti kurulmuştur”
Bu gün Türk Dil Kurumu olan bu cemiyet çalışmalarına devam etmektedir. Dilimizde bulunan Arapça ve Fransızca kelimeler atılarak dil sadeleştirilmek istenmiş ancak bu dilde bir yozlaşmaya sebep olmuştur. Atılan bu kelimelerin yerini Fransızca, İngilizce kelimeler almıştır. Atatürk’ün hedeflediği Türkçe’nin Bilim dili olması gerçekleştirilememiştir.
D- Millî Devlet
Osmanlı İmparatorluğu kozmopolit bir devletti. 3 kıtaya yayılmış devlet içinde bir çok etnik azınlık ve çeşitli milletler bulunmaktaydı. Bunlar Osmanlı Devleti’nin yüksek hakimiyetini tanımışlar ve bu hakimiyet altında yaşamayı kendilerine şeref addetmişlerdi.
Osmanlı padişahları da bu azınlıklara her türlü hakkı, özgürlüğü tanımışlardı. Hatta, bunlardan bazılarına Müslüman olmaları şartıyla devlet yönetiminin en üst kademelere gelme izni verilmişti. Buna karşılık azınlıklarda daima kadirşinas olmuşlardı.
Öyle ki Yıldırım Beyazıd’ın 1402 yılında Ankara Savaşı’nı18 kaybedip bunu müteakiben ölmesiyle başlayan ve 11 yıl süren “Fetret Devrinde” Osmanlı Devleti balkanlardaki topraklarını yeni fethetmelerine rağmen kaybetmemişlerdir.
1789 ihtilali ise bütün dünyaya yayılan “milliyetçilik akımı Osmanlı Devleti’ni çok etkilemiştir. Avrupalı devletlerin kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti içindeki bütün azınlıklar, özellikle gayri müslim azınlıklar bağımsızlıklarını ilan edip ayrılmışlardır.
İmparatorluğun ve azınlıkların arda kalan bütün sorunları, buhranları Türk Milleti’nin omuzları üzerine kaldı ve Mustafa Kemal Atatürk bu durumu şu şekilde dile getirmektedir. “Efendiler, bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı.
O da, Hakimiyet-i Milliye’ye müstenid, bilakayduşard müstakil yeni bir Türk Devleti kurmak. İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan evvel düşündüğümüz ve Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz tatbikine başladığımız karar bu karar olmuştur”.
Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti tamamiyle çökmüştür. Buna göre M. K. Paşa, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmadan önce kafasında yeni bir sistem oluşturmuştu.
Bu yeni sistem tamamiyle yeni bir devletin kurulmasına yönelikti. Bu sistemin özelliği şöyleydi.
1. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
2. Seçim sistemi çoğunluk esasına dayalıdır.
3. Millete ait olan egemenlik sadece ve yalnızca milletin seçtiği TBMM tarafından kullanılacaktır20.
M. Kemal’in en büyük hedefi görüldüğü gibi yeni bir devlet kurmaktır. Bu devletin yönetim şekli cumhuriyet ve bu devlet, Türkiye’de yaşayan Türklere aittir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin millileşmesini sağlayan diğer bir konu ise Lozan (Lozaunne) Barış Antlaşması’nın şartlan içinde yer alan Yunanistan’la yapılan nüfus mubadelesidir. Anadolu’nun çeşitli sancaklarında o tarihte yaşayan kesit bir Rum nüfus vardı. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde bu nüfus % 22’ye ulaşmaktaydı.
30 Ocak 1923 tarihli nüfus mübadelesine ilişkin sözleşme ve protokolün 23 Ağustos 192321’te TBMM tarafından onaylanıp yürürlüğe girmesinden sonra başlayan Türk ve Rum nüfus değişimi, o tarihlerde hemen hemen tamamlanmış bulunuyordu.
Bu süre içerisinde, 4 Ağustos 1924 tarihine kadar Türkiye’ye Yunanistan’dan 324.396 Müslüman göçmen gelmiş, Türkiye’den Yunanistan’a 52.144 Rum gitmiştir. Giden Rumlar’ın yerlerine gelen Türk nüfus yerleştirilmiştir. Bu, Cumhuriyet’in Türk Milleti’ne bir armağanıdır. Bunun önemini taktir etmek lazımdır. Mübadele Anadolu’nun Türkleştirilmesi olmuştur22.
E- Tam Bağımsızlık
Mustafa Kemal’in ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında “Tam bağımsızlık” üzerinde ısrar etmesi kadar doğal bir şey olamazdı. Çünkü, o, yabancıların hegomanyasından tümden kurtulmayı Osmanlı İmparatorluğu zamanında zorla kabul ettirilen, devletin egemenliği ile bağdaşmaz nitelikteki kısıtlamalardan ülkeyi arındırmayı amaçlıyordu.
Bilindiği gibi “Manda” ve “himaye” konusu cumhuriyet tarihinde sert tartışmalara sebep olmuştur. Erzurum Kongresi’nde bu konular tartışılmış “Manda ve himaye kabul olunamaz” şeklinde bir madde kabul edilmiştir. Ancak konu önemine binaen Sivas Kongresi’nde tekrar tartışılmış ve reddedilmiştir.
“İşgalci devletlere karşı bağımsızlık mücadelesi verilirken, özellikle BMM’de dış politika ve Sovyetler ile ilişkiler konuları görüşülürken M. Kemal’in ve öteki konuşmacıların en fazla kullandıkları kelimeler arasında emperyalizm bulunuyordu.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı devletlerin Türkiye’ye karşı emperyalizmin her türlü tanımına göre emperyalist bir harekete girişmiş olduklarına şüphe yoktur. Bu durum karşısında Anadolu hareketini yönetenler için, aynı düşmanlara karşı savaşmakta olan Sovyet Rusya ile işbirliği yapmak ve bu devletin yardımını istemekten başka çare kalmamıştır23.
Ancak Mustafa Kemal Paşa, Rusya ile olan ilişkileri iki devlet arasındaki ilişkiler nasıl olması gerekiyorsa o şekilde kurmuş ve geliştirmiştir.
Sivas Kongresi’nde manda konusu tartışılırken bu konuyu savunanlardan biri olan Refet Bey şöyle diyordu: “Bizim Amerikan güdümünü yeğ tutmaktan amacımızı bütün toplumları tutsak kılan, yürekleri, inançları söndüren İngiliz güdümünden kurtulmak, yumuşak ve ulusların inançlarına saygı gösteren Amerika’yı kabul etmektir”
Manda ve Himaye’ye taraf olanların haklı bir tezi vardı. Şöyle ki Kurtuluş Savaşı kazanılsa bile bu basandan sonra durum ne olacak idi?
Ekonomik, siyasal ve sosyal yıkıntıların altından nasıl kalkılacaktı? Ulu Önder Atatürk Millî Mücadele önderlerinde meydana gelen bu ümitsizliği şu sözleriyle kaldırmıştır.
“Tarih bir milletin nelere istidadı olduğunu gösteren en doğru kılavuzdur. .. Bizim yolumuzu çizen içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletler tarihinin bin bir facia ve ıstırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir”
F- Millî Birlik ve Beraberlik
Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan azınlıkları devlet içinde tutmak için genellikle Türk Milleti tabiri kullanılmaz, buna karşılık Osmanlı, tebasından söz edilirdi. Buna gerekçe ise Osmanlı Devleti’nin parçalanmasını özlemektir. Ancak bunda başarılı olunamamıştır.
Atatürk bu korkunç durumdan Türk Milleti’ni kurtararak Türk olduğunu her seferinde dile getirmiştir. “Ne Mutlu Türküm Diyene” diyerek Türklüğüyle gurur duyduğunu milletimize göstermiş, halkımızın belleğine Türk sözcüğünü yerleştirmiştir.
Millî birlik ve beraberlik Atatürk Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez unsurlarından birisidir. Zira o, bu konunun önemini şöyle dile getirmiştir. “Bu günkü Türk Milleti siyasi ve içtimai camiası içinde kendilerine kurtluk fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş, vatandaş ve Milletdaşlarımız vardır.
Fakat nazırın istibdat devirleri mahsulü olan bu yanlış tevsimler (adlandırmalar) birkaç düşman aleti, mürteci beyinsizden maada hiçbir millet ferdi üzerinde teellümden (Kederlenme, eseflenme) başka bir tesir hasıl etmemiştir.
Çünkü bu millet efradı da, umum Türk camiası gibi aynı müşterek maziye, tarihe ve ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar26.
Hiç kimse bu topraklar üzerinde yaşayan Laz, Kürt, Kafkas kökenli vatandaşlarımız zorla Türk olduklarını söylemeleri istenmemektedir.
Ancak bu kardeşlerimiz tarih, dil, din birliğinin sonucu olarak kendilerini Türk veya Türklüğün bir kolu olarak görmektedirler. Zaten Atatürk Milliyetçiliği de renge, ırka, kafatasçılığa ve kana dayandırılmamıştır.
O Türk Milleti’nin milliyetçilik anlayışını şöyle dile getirmektedir.
“Millet, dil, kültür ve mefkure birliği ile birbirine bağlı vatandaşların teşkil ettiği bir siyasi ve içtimai hedeftir” Türk milliyetçiliğinin başlangıçtaki hedefi Türk Milleti’nin tam bağımsızlığını kazanmasıydı27. Türk milliyetçiliği esasında terbiyeci ve insaniyetçidir.
Bütün söylemlerinde milletimizin mümeyyiz, vasıflarını görmek mümkündür. Erol Güngör’ün deyimiyle insanlığın evrensel doğrularına Türk Milleti kadar katkıda bulunmuş, geliştirmiş başka bir milletten söz etmek mümkün değildir.
Yine ona göre; “Dünyada Türkler kadar eski bir tarihe sahip olan pek az millet gösterilebilir. Bu kadar uzun bir macerası olan bir millet hala yaşadığına göre ve yakın zamana kadar dünyanın en büyük imparatorluğunu yaşattığına göre her şeyden önce eşi az görülür bir hayat gücüne sahip demektir”
Hasılı Cumhuriyet millî birlik ve beraberliğimizi sağlamıştır. Bu birlik ve beraberlik kendimize olan güvenimizi artırmış, yarınlara daha güvenle bakmamızı sağlamıştır.
G- Lâik Bir Devlet
Lâiklik 75 yıllık cumhuriyet tarihimizde sürekli tartışılan bir konu olmuştur. Bunun sebebi bir siyasi araç olarak kullanılması ve Atatürk’ün lâiklikten ne anlatmak istediğinin iyi anlaşılmamasıdır.
Atatürk’e göre lâiklik dinsizlik manasına gelmediği gibi dinin devlet üzerinde otorite kurması anlamına da gelmez.
Türk tarihinde büyük Selçuklu Devleti sultanları ile Abbasi halifeleri arasındaki ilişkiler Atatürk’ün anlatmak istediğine güzel bir örnektir. Buna göre “Sünni İslâm Aleminin dini reisi olarak kalan halife siyasi bakımdan, Selçuklu Devleti’nin vasalı durumundadır.
Mamafih dini reis olarak Selçuklu hükümdarları ona hürmet ve tazimde kusur etmemişler ve bastırdıkları paralarda önce onun adını zikretmişlerdir. Böylece Halife’nin dini reis olarak kalması ve dünyevi selahiyetleri Selçuklu hükümdarına devredilmesi, yalnız Türk tarihi bakımından değil, İslâm tarihi bakımından da çok mühim bir hadisedir:
İslâm tarihinde ilk defa din ve dünya işleri halifenin tevcih ettiği, “Sultan” unvanına sahip hükümdar tarafından yürütülmüştür”29.
Osmanlı Devleti zamanında azınlıklara verilen sınırsız özgürlük ve gösterilen hoşgörü en az Halife-Sultan münasebeti kadar önemli bir hadisedir.
Halifelik Osmanlı hanedanına geçtikten sonra sadece dini bir unvan olarak kullanılmıştır. II. Abdulhamid (1876-1909) dünya Müslümanlarının birliğini sağlamak için siyasi arenada halifeliği kullanmak istemiş, kısmen muvaffak olmasına rağmen genel manada bir başarı sağlayamamıştır.
Atatürk’ün halifelik ile ilgili görüşler şu şekilde idi: “Halife ve halife makamının hakikatte ne dinen, ne de siyaseten hiçbir mana ve hikmeti mevcudiyeti yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti safsatalarla mevcudiyetini, istiklâlini tehlikeye maruz bırakamaz. Halife makamı bizce en nihayet tarihi hatıra olmaktan fazla bir ehemmiyete haiz olamaz…”
Atatürk, halifeliğin kaldırılmasına karşı çıkanların aslında bu makamdan çıkarı olan kişiler olduğunu biliyordu. Bu ve buna benzer bir çok kurum kaldırılarak bu mufsit kişilerin emellerine ulaşmaları engellenmiştir. Bunun en güzel örneği 13 Şubat 1925 tarihli Şeyh Said isyanıdır. Din elden gidiyor yaygarasıyla ortaya çıkan bedbin insanların neler yapabileceklerini göstermiştir.
Türkiye’yi lâikleştiren yasaların bir çoğu 3 Mart 1924 yılında yapılmıştır. Böylece genç cumhuriyetin ideallerinin önü açılmıştır. Zira Mustafa Kemal Atatürk 10. Yıl Nutku’nda bunu şöyle anlatmaktadır.
“Az zamanda çok ve büyük işler başardık… Fakat, yaptıklarımızı asla kafi görmeyeceğiz. Çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız…
… Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bundan da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk Milleti’nin karakteri yüksektir. Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir. Çünkü, Türk Milleti birlik ve beraberlikte güçlükleri yenmesini bilmiştir ve çünkü, Türk Milleti’nin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale müsbet ilimdir.”
10 yıl konuşması, Ata söylev ve demeçleri, Cilt 2, 2. Bas. S. 275-7631
H- Uygar ve Çağdaş Bir Devlet
Özellikle medeniyet sözüyle kastedilmek istenen şey nedir?
Medeniyetlerin birbirlerinden üstün yanları var mıdır? Çağdaşlık nasıl olur? Hukukta ulaşılan en son nokta nedir? Gibi bir takım sorulara verilecek cevaplar bu konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.
Bilindiği gibi “medeniyet dar anlamıyla şehirliliği şehirleşmeyi geniş anlamda da yerleşik hayata geçmeyi ifade etmektedir. Bedevilikten kurtulmayı ifade edememektedir. Binaenaleyh, bedevi veya konar göçerlik nedeni olmaları yahut medeniyet vücuda getirmeleri mümkün değildir”
“Türk Dil Kurumu tarafından vaktiyle uygarlık kavramıyla karşılanan bu kelimenin Batı dillerindeki karşılığında civilization dır”
Medeniyetler birbirlerinin üzerlerine inşa olunmaktadır. Şöyle ki, 16 yy’ dan itibaren teşekkül etmeye başlayan Batı medeniyetinin ayaklarından birinin “Eski Yunan” birinin “Eski Roma” olduğunu söylemek mümkündür.
Çöküş her medeniyetin önüne geçilemez alın yazısıdır. Çökmüş bir medeniyetin üzerine ısrar etmek akıl karı değildir.
Bu temel sebeplerinden biri şudur. Her medeniyet insanlığın büyük değerlerinden biri veya bir kaçını gerçekleştiriyor. Yunan – Estetiği, Roma – Hukuku, Sami – Dini, Çin -faydalıyı, Hint – Hayal ve tasavvuru, İslâm mimari ve tezkinatı, Batı – İlmi, şüphesiz her değerin bir gelişme sının vardır.
Oraya varılınca görev tamamlanmış olur. Hiçbir medeniyet her alanda başkasından daha ileri gittiğini iddia edemez. Hem Osmanlı hem de Türkiye Cumhuriyeti’nde Garblılaşma, batılılaşma, çağdaşlaşma gündemden indirilememiştir. Osmanlı aydını için de bu tartışmalar tanzimattan I. Dünya Savaşı’na kadar devam etmiştir.
Özellikle Tanzimat’tan sonra Osmanlı aydını halkından, tarihinden, kültüründen ayrıldığı ölçüde batılı ve çağdaş sayılmıştır.
Osmanlı paşalarının bir çoğu çağdaşlaşmayı Avrupalı gibi yemek, içmek, giyinmek ve eğlenmek olarak kabul etmiştir. Fransızca konuşmak Osmanlı aydınının en mümeyyiz vasfıdır. Hatta “Abdullah Cevdet ve çevresine göre Türk Milleti’ni medenileştirmek için Avrupa’dan damızlık erkek getirmek lazımdır
Bütün bu örnekler gözönünde tutulduğu vakit, Osmanlı Devleti’nde batılılaşma hareketinin hiçbir zaman köklü ve sistemli olmadığını, yüzeysel kaldığını görürüz.
Batılılaşmanın bilinçli ve kapsamlı bir biçimde ülkeye getirilmesi ve yaygınlaştırılması Cumhuriyet Dönemi’nde Atatürk tarafından başlatılmıştır35. Zira bütün inkılâplar garblılaşmaya yöneliktir. Mustafa Kemal Paşa bu amacı şöyle ifade etmektedir.
“Memleketimizi asrileştirmek istiyoruz. Bütün mesaimizi Türkiye’de asri binaenaleyh garbi bir hükümet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek aruz edipte garba teveccüh etmemiş millet hangisidir
Kurtuluş Savaşı’nın Batılı devletlere karşı yapılmasına rağmen savaş sonrası çok hızlı bir şekilde bu devletlerle sıkı siyasi ve kültürel ilişkilere girmiştir.
Bu devletlerin II. Dünya Savaşı sonrasında kurdukları örgütlere (Avrupa Konseyi, OECD, Ortak Pazar, NATO vd.) girmek Türkiye’nin dış politika amaçlan arasında yer almıştır.
I- Hukuk Devleti
“Atatürk’ün Devlet Politikasında politik yapımızda yaptığı devrimler, yani Cumhuriyet,- milliyetçilik ve lâiklik köklü örfümüze dayalı olduğu için yumuşak devrimlerdir. Yani bir şeyi kökünden değiştirmemiş, yerine yenisini getirmemiştir.
Toplumda var olan eğilimler, geliştirilmiş, düzenlenmiş, biçimlendirilmiştir. Buna karşılık Atatürk’ün toplum yapımıza dönük devrimleri hiç de böyle değildir. Bu devrimler tam anlamı ile radikal tam anlamı ile kaya gibi sert devrimlerdir.
Şimdi bunlardan bir kaçı üzerinde duralım. Cumhuriyet Döneminde toplumsal yapımızda yapılan devrimlerin ilki hukuk alanında yapılanlarıdır. Atatürk 1 Mart 1924 tarihli bir söylevinde bu konunun önemini şöyle dile getirmiştir.
“Önemli olan sorun hukuk anlayışını, kanunları, adalet örgütünü, toplumsal yaşayışın uyması gereken çağ koşullarıyla uyuşmazlık içinde olan ilkelerden kurtarma sorunudur.
Aile hukukunda medeni hukukta izlenecek yol ancak Batı uygarlığının hukuksal yönü olabilir”
İki yıllık bir çalışmadan sonra 17 Şubat 1926 yılında İsviçre medeni hukuku kabul edilmiştir. İsviçre medeni hukuku Türkiye’de kabul edilişinden önce Japonya’da Türkiye’de kabul edildikten sonra da Çin’de uygulanan medeni hukukun temeli olmuştur.
Medeni kanunla birlikte, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kanun önünde eşit sayılmıştır. İtibar ifade eden bütün şan ve şöhret ifade eden bütün unvanlar kaldırılmıştır.
Cumhuriyetle gelen diğer bir yenilikte kadınlara verilen seçme ve seçilme haklarıdır38. Bu konuda İslâm tarihine baktığımızda 6. yy Arap kadını genellikle hak subjesi değil hak objesi idi.
Nitekim, cahiliye çağı denilen İslâm öncesi, çağdaş kadın evlenirken velisi tarafından satılmakta veya bundan dolayı satın alanın yani kocasının mamelikinden sayılmakta ve oğulları üvey anneleri ile evlenmekte idiler
İslamiyet’le birlikte Arap kadını bu onur kırıcı durumdan kurtarılmıştı. O devirde dünyanın diğer bölgelerinde de kadınların durumu fazla farklı değildi. İslâm’ı kabul eden toplumlarda kadınlar, İslâm’ın getirdiği haklardan yararlandılar. Ancak daha sonraki devirlerde İslâm kadınları yeniden eski hallerine dönüp, kendilerine tanınan hakların çoğunu kaybettiler.
“1926 yılında Medeni Kanun’un kabulü ile ve 5 Aralık 1934 kadınlara siyasal hakların tanınmasıyla, Atatürk’te tarihin en büyük devrimlerinden birini gerçekleştirmiştir”.
Cumhuriyetle birlikte kadın nüfusun eğitim seviyesi hızla yükselmiş bilim, teknokrasi, bürokrasi, eğitim, öğretim ve ticaret alanındaki faaliyetleri göz ardı edilemeyecek güzellikte bir seviyeye gelmiştir. Bütün bu haklara rağmen cumhuriyet kadını hala kendisine verilen haklardan bihaberdirler.
Toplumun çeşitli katmanlarındaki kadınlar arasında bu hakların kullanılması konusundaki uçurumlar devam etmektedir.
Sonuç
Atatürk Cumhuriyet’in hayat damarları olan inkılâpları ilan ettiğinde bütün bu yenilikleri Türk halkına ithaf etmişti. O, hiçbir zaman yapılan yenilikleri tek başına gerçekleştirdiğini iddia etmemiştir.
Bunun tam tersini dile getirerek şöyle demiştir. “… Türk Milleti’nin son senelerde gösterdiği harikaların hakiki sahibi kendisidir. Sizsiniz. Milletimizde bu istidat ve tekamül mevcut olmasaydı, onu yaratmağa hiçbir kuvvet ve kudret kafi gelmezdi… Bizim ilham kaynağımız doğrudan doğruya Türk Milleti’nin vicdanı olmuştur.”
Yine Mustafa Kemal Atatürk “Napolyon zaferleri” sözünü andıran “Atatürk Zaferleri” denmesinden hoşlanmazdı. Atatürk inkılâpları sözünü reddeder, Türk İnkılâbı sözünün kullanılmasını ısrarla isterdi. Bütün başarıları millete mâl etmekten zevk duyardı. Türk Halkı ona minnettardır.
İstiklâl davamızı başlatması, kongreleri gerçekleştirmesi, Sakarya, Büyük Taarruz gibi savaşlar hasılı Cumhuriyet ve inkılâplar ona şükran duymamıza en büyük sebeplerdir.
Zira onun kadrini ve kıymetini Türk Halkı bilmemiştir. İçimizde bulunan ve Müslüman olduğunu söyleyenler Hindistan İslâm Birliği başkanı Muhammed Ali Cinnah’ın onun hakkında söylediği şu sözlere dikkat etmelidir.
“Atatürk çağdaş İslâm dünyasının en büyük Müslümanıdır.” Atatürk’ün ölümü üzerine yine Cinnah şöyle diyordu. “O, bütün dünya için özellikle Müslümanlar için bir örnekti… Atatürk’ün şahsında yalnız Müslümanlar değil, bütün dünya tarih boyunca yaşamış en büyük insanlardan birini kaybetmiştir.”
Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Atatürk ve onun ilkeleri siyasi malzeme olarak kullanılmaktadır. Bu ona yapılan en büyük kötülüktür. Bu duruma bir son verilmediği sürece Atatürk’ün anlaşılması ve halkın kalbindeki gerçek yerini bulmasının mümkünatı yoktur.
Sadece lafla Atatürkçü olunamaz. Zira Celal Bayar Atatürk ve Atatürkçülüğü şöyle tarif etmektedir; “Benim gözümde hiçbir tarife sığmayan Atatürk’ü değil de Atatürkçülüğü üç buçuk tarif etmek gerekiyorsa, belki şöyle söylenebilir:
Tabiat kanunlarına aykırı düşmeyen insanın hayranı, yararına olan bütün fikir ve olaylar üstünde Atatürk metodu ile yani bilim deney ve akıl çizgileri içinde düşünmek Atatürkçülük’tür.
Gerçek Atatürkçülüğü anlatacak olanlar Türk aydınlandır. Fakat, bugün Türk aydınının içinde bulunduğu durum geleneksel özelliklerinden farklı değildir. Yani, halkı küçük görme sürekli boş bir tartışma ve kavgadır. İş yine Türk gençliğine düşmektedir. Türk gençliği Atatürkçülüğü yaşatmıştır. Yaşatmaktadır ve yaşatacaktır.
|
|
|
|
|
******************
|
Etiketler:0 cumhuriyet öncesi ve cumhuriyet sonrası yapılan yenilikler arasındaki fark hakk?nda bilgi, 1923 öncesi yunanistan hakkinda bilgi, 1923 te cumhuriyet ilan edildikten sonra ne gibi yenilikler yapılmıştır hakkinda bilgi, 2009 da coğrafya yapılan yenilikler hakk?nda bilgi, atanın cumurhiyet in önce ve sonra yenilik hakk?nda bilgi, atatük cumhuriyet ve yenilikleri nedir, atatük'cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler nedir, Atatükün cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, Atatürk, atatürk cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, atatürk devrimlerden öncesi ve sonrası nedir, atatürk inkilapları öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürk inkilapları öncesi ve sonrasında türk halkı hakkinda bilgi, atatürk inkılapların öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürk inkılaplarının öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürk inkılaplarının öncesi ve sonrası nedir, atatürk inkılaplarının öncesi ve sonrası neir hakkinda bilgiler, atatürk inklapları öncesi ülkemizdeki durum ve inklaplar sonrası yapılan gelişmeler hakkinda bilgi, atatürk öncesinden ve sonrasından kadın hakları hakkinda bilgi, Atatürk ülkemiz için yaptığı yenilikleri neden gerek duydu? hakkinda bilgiler, ataturk un cumhurıyet oncesı ve sonrası yapılan yenılıkler hakkinda bilgi, atatürk ün cumhuriyet öncesi yenilikleri nedir, atatürk ün cumhurıyet sonrası yaptıgı yenılıkler hakkinda bilgi, atatürk ün cumhuriyet sonrası yaptığı yeniliklerin topluma kazandırdıkları hakkinda bilgi, atatürk ün getirdiği inkılapların öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürk ün yaptığı yeniliklerin yararı hakkinda bilgiler, atatürk yaptığı yeniliklerin yararları hakkinda bilgi, atatürk'ün yaptığı yenilikler nelerdir hakkinda bilgi, atatürkn cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, atatürkten öncesi inkılaplar ve sonrası hakkinda bilgiler, atatürkün bu yeniliklerin yapıldığı ve halen cumhuriyet öncesinde kullanılan yenilikler hakkinda bilgiler, atatürkün cuhuriyet sonrası yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyet öncesi yaptığı yenilikler hakkinda bilgiler, atatürkün cumhuriyet öncesi yaptıkları hakkinda bilgiler, atatürkün cumhuriyet öncesi yaptıkları nedir, atatürkün cumhuriyet sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, atatürkün cumhuriyet sonrası yaptığı nedir, atatürkün cumhuriyet sonrası yaptığı yenılıkler hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler hakkinda bilgiler, atatürkün cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler nedir, ATATÜRKÜN CUMHURİYET SONRASI YENİLİKLERİ hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyet sonrası yenilikleri nedir, atatürkün cumhuriyet sonrasında yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyet sonrasında yaptığı yenilikler hakkinda bilgiler, atatürkün cumhuriyetten önce yaptıkları hakkinda bilgi, atatürkün cumhüriyetten sonra yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyetten sonra yaptığı yenilikler nelerdir hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyetten sonra yaptığı yenilikler ve topluma kazandırdıkları hakkinda bilgi, atatürkün cumhuriyetten sonra yaptığı yeniliklerin kazandırdıkları hakkinda bilgi, atatürkün inkılabının öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürkün inkılapları öncesı ve sonrası hakkinda bilgi, atatürkün insanlara kazandırdığı yenilik ve özgürlükler hakkinda bilgi, atatürkün ölçülerde yaptığı yeniliklerin yararları hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı inkılaplar nelerdir hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı inkılaplar nelerdir öncesi ve sonrası nedir, atatürkün yaptıgı yenılık yararları hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı yenilikler nelerdir nedir, atatürkün yaptığı yenilikler öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürkün yaptığı yenilikler öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı yeniliklerin eskisi ve yenisi hakkinda bilgi, atatürkün yaptığı yeniliklerin faydaları hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı yeniliklerin öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, atatürkün yaptığı yeniliklerin topluma kazandırdıkları nedir, atatürkün yaptığı yeniliklerin yararları hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı yeniliklerinin faydaları nedir, atatürkün yaptığı yeniliklerle ingilizce hakkinda bilgiler, atatürkün yaptığı yeniliklerlerin yararları hakkinda bilgiler, atatürkün yaptıkları ingilizce hakkinda bilgiler, atatürkün yaptıklarını ingilizce hakkinda bilgiler, atatürkün yenilikleri topluma kazandırdıkları hakkinda bilgi, atatürkün yenilikleri ÖNCESİ hakk?nda bilgi, atatürkün yeniliklerinin yararları hakkinda bilgiler, büyük taarruz sonrası gelişmeler hakkinda bilgiler, çağdaşlık, cmhuriyet öncesi ve sonrası yönetim şekli hakkinda bilgi, cuhhuriyet sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgi, cuhuriyet öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhıriyet sonrası yenilikler hakkinda bilgi, cumhırıyetten oncekı yasam bıcımı hakkinda bilgiler, cumhuiyet ilan edildikten sonra yapılan devrimler nedir, cumhurieyt sonrası atatürkün yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriten önceki meslekler hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesinden 2008e kadar eğitimde meydana gelen gelişmeler ve hakkinda bilgi, cumhuriyet sonrasında yapılan devrimler nedir, cumhuriyet sonrası yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetim öncesi ile sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetim öncesi ile sonrası kısa yazı hakkinda bilgi, cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyet döneminde yapılan devrimler ve yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet döneminde yapılan yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet döneminde yapılan yenilikler nelerdir hakkinda bilgiler, cumhuriyet döneminde yapılan yenilikler toplumsal hakkinda bilgi, cumhuriyet döneminde yapılan yenililikler tarihleri hakkinda bilgi, cumhuriyet dönemındeki hukuk alanında yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyet ilan edildikten önceki ve sonraki günlük hayat cumhuriyetin getirdikleri hakkinda bilgi, cumhuriyet ilan edildikten sonra eğitimde yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyet ilan edildikten sonra eğitimde yapılan yenilikler nedir, cumhuriyet ilan edildikten sonra yapılan yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet ilan edildikten sonra yapılan yenilikler ile ilgili kompozisyonlar hakkinda bilgi, cumhuriyet ilan edildikten sonra yapılan yenilikler nedir, cumhuriyet ilan edildikten sonraki günlük hayat hakkinda bilgiler, cumhuriyet ilan edilmeden önce Atatürkün yaptıkları hakkinda bilgi, cumhuriyet ilan edilmeden önce hakkinda bilgiler, cumhuriyet ilan edilmeden önce ve sonraki hayat hakkinda bilgi, cumhuriyet ilan edilmeden önceki günlük hayat hakkinda bilgiler, cumhuriyet ilan edilmeden önceki hayat nedir, cumhuriyet ilanı sonrası yapılan inkılaplar hakkinda bilgi, cumhuriyet ile eğitimdeki yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet önce inkılaplar hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi 2008'e kadar nedir, cumhuriyet öncesi atatürkün yaptığı yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet oncesi atatürkün yaptıkları hakkinda bilgiler, CUMHURİYET ÖNCESİ DENİZLİ hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi durumlar hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi eğitim hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi eğitim hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi günlük yaşam hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi halkın yaşam şekli hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ile sonrası nedir, cumhuriyet öncesi ile sonrası yönetim şekli hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve cumhuriyet sonrası yönetim hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve cumhuriyet sonrası yönetim şekli hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonra yaşam şekilleri hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrasi dönem hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası arasındaki farklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönem arasında farklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönem arasındaki farklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönem hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemi hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemi ile kısa yazılar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemi yapılan yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemler arasındaki farklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemler hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası durum hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası durumlar hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası ekonomi hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası farklılıklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası hakk?nda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhuriyet oncesi ve sonrası haklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası kadinlarin yasamı nedir, cumhuriyet öncesi ve sonrası kısa birşekilde hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası türküler hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi ve sonrası yapılan yenilikler nedir, cumhuriyet öncesi ve sonrası yaşam şekli hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası yenilik hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası yeniliklerin topluma faydaları hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası yönetim hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası yönetim şekli hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi ve sonrası yönetim şekli nedir, CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI YÖNETİM ŞEKLİNDE YAPILAN YENİLİKLER, CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI YÖNETİM ŞEKLİNDE YAPILAN YENİLİKLER hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi y hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi yapılan inkılaplar hakkinda bilgiler, cumhuriyet öncesi yapılan yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesi yapılan yenilikler nedir, cumhuriyet öncesi yaşam hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesiden2008 eğitimde meydana gelişimler değişimleri nedir, cumhuriyet öncesinden 2008 e kadar eğitimde meydana gelen gelişmeler hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesinden 2008 e kadar eğitimde meydana gelen gelişmeleri ve değişmeler nedir, cumhuriyet öncesinden 2008 e kadar eğitimde meydana gelişmeler hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesinden 2008 e kadar olan eğitim hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesinden 2008'e kadar eğitim meydana gelen değişmeler nelerdir hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesinden 2008'e kadar eğtim meydana gelen değişmeler hakkinda bilgi, cumhuriyet öncesinden 2008e kadar eğitimde meydanan gelen gelişmeler nelerdir hakkinda bilgi, cumhuriyet sonrası durum hakkinda bilgi, cumhuriyet sonrasi devrimler hakkinda bilgi, cumhuriyet sonrası yapılan devrimler nedir, cumhuriyet sonrası yapılan yenılıkler hakkinda bilgi, cumhuriyet sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyet sonrası yaşam hakkinda bilgiler, cumhuriyet sonrası yeniliklerin yararları nedir, cumhuriyet SONRASI yönetim biçimi hakkinda bilgi, cumhuriyet sonrası yönetim nedir, cumhuriyet ülkemizde ne zaman yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyet yenilikleri hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetim öncesi ile sonrası dönemler arasındaki farklılıklar hakkinda bilgiler, cumhuriyet yönetim şekli öncesi ve sonrası nedir, cumhuriyet yönetimi nedir hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetimi öncesi ile sonrası dönemler nedir, cumhuriyet yönetimi öncesi ile sonrası hakk?nda bilgi, cumhuriyet yönetimi öncesi ile sonrası nedir, CUMHURİYET YÖNETİMİ ÖNCESİ VE SONRASI DÖNEMLER ARASI FARKLAR hakkinda bilgiler, CUMHURIYET YONETIMI ONCESI VE SONRASI FARKLILIKLAR hakkinda bilgiler, cumhuriyet yönetimi öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, çumhuriyet yönetimi öncesi ve sonrası nedir, cumhuriyet yönetimi sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetimi ulusumuza kazandırdıkları hakkinda bilgiler, cumhuriyet yönetimi ulusumuza kazandırdıkları kompozisyon hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetimi ulusumuza neler kazandırmıştır kompozisyon hakkinda bilgiler, cumhuriyet yönetimin öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetiminin öncesi ile sonrası nedir, cumhuriyet yönetiminin öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhuriyet yönetiminin ülkemize kazandırdıkları yenilikler nelerdi hakkinda bilgiler, cümhüriyet yönetiminin ulusumuza kazandırdıkları hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetiminin ulusumuza kazandırdıkları hakkında kompozisyon hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetiminin ulusumuza kazandırdıkları nedir, cumhuriyet yönetiminin yurdumuza kazandırdıkları hakkinda bilgi, cumhuriyet yönetiminin yurdumuza kazandırdıkları hakkinda bilgiler, cumhuriyetçiliğin öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik ilkesi hakkında öncesi ve sonrası bilgi nedir, cumhuriyetçilik ilkesi öncesi hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik ilkesinde gelen yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik ilkesinden öncesi hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik ilkesinin öncesi hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik ilkesinin öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik inkilabı hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik inkılabı öncesi hakkinda bilgi, cumhuriyetçilik inkılabının öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhuriyetçilik yararları hakkinda bilgiler, cümhüriyeten önce ve sonra nedir, cumhuriyeti yenilikleri hakkinda bilgi, cumhuriyetin getirdiği inkilapların öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyetin getirdiği yeniliklerin topluma neler kazandırdıkları hakkinda bilgiler, cumhuriyetin öncesi, cumhuriyetin ÖNCESİ hakkinda bilgiler, cumhuriyetin öncesi ve sonrası arasındaki farklar hakkinda bilgiler, cumhuriyetin öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyetin öncesi ve sonrası yaşam hakkinda bilgiler, cumhuriyetin öncesi ve sonrası yönetim şekli hakkinda bilgi, cumhuriyetin ulusumuza kazandırdıkları hakkinda bilgi, cumhuriyetin ulusumuza kazandırdıkları hakkinda bilgiler, cumhuriyetin yararları hakkinda bilgiler, cumhuriyetin yenilikleri hakkinda bilgi, cumhuriyetin yönetiminden önceki ve sonraki yenilikleri hakkinda bilgiler, cumhuriyetin yurdumuza kazandırdıkları hakkinda bilgiler, cumhuriyetin yurdumuza kazandırdıkları ile yazı hakkinda bilgiler, cumhuriyetle öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, cumhuriyette önce ve sonra kadına gelen yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyetten önce karaman nedir, cumhuriyetten önce toplumsal yaşam hakkinda bilgi, cumhuriyetten önce ve sonra insanların yaşam tarzı hakkinda bilgi, cumhuriyetten önce yapılan inkılaplar nedir, cumhuriyetten önce yapılan şeyler hakkinda bilgiler, cumhuriyetten önce yapılan yenilikler hakkinda bilgi, cumhuriyetten önce yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyetten önceki yaşam biçimi nedir, cumhuriyetten önceki durum hakkinda bilgi, cumhuriyetten önceki durumumuz nedir hakkinda bilgiler, cumhuriyetten onceki haklar hakkinda bilgi, cumhurıyetten oncekı yasam bıcımı hakkinda bilgiler, cumhuriyetten önceki yenilikler nedir, cumhuriyetten öncesi ve sonrası YÖNETENLER nedir, cumhuriyetten sonra eğitimde yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyetten sonra yapılan yenilikler nelerdir hakkinda bilgi, cumhuriyetten sonra yapılan yeniliklerin kazandırdıkları hakkinda bilgi, cumhuriyetten sonta eğitimdeki yenilikler hakkinda bilgiler, cumhuriyettenn öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, cumhurriyet öncesi vesonrası hakkinda bilgi, cumuriyet den sonraki yenilikler nedir, dawn sendromu kısayazı hakkinda bilgiler, demokrasi ve cumhuriyetçilik ATATÜRK ÖNCESİ VE sonrası hakkinda bilgi, devletçilik ilkesi öncesi hakkinda bilgiler, DEVLETÇİLİK İLKESİ ÖNCESİ VE SONRASI hakkinda bilgi, devletçilik ilkesinin öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, eğitim alanında yapılan yeniliklerin öncesi ve sonrası nedir, EĞİTİM ÖĞRETİM, egitim ve ögretim yapılan yenilikler hakkinda bilgi, ekonomi alanında yapılan yeniliklerin öncesi hakkında kesin bilgi hakkinda bilgiler, ekonomik alanında yapılan yeniliklerin öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, eşitlik, gelişme, giresun hakkında kompozisyon hakkinda bilgiler, hak, hakkinda bilgi, hakkinda bilgiler, halifeliğin kaldırılmasıyla yapılan yeniliklerin topluma yararları hakkinda bilgiler, HARF, harf inkılabının öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, HUKUK, ileri görüş ile ilgili kompozisyon hakkinda bilgi, ileriye yönelik yenilikler kompozisyon hakkinda bilgiler, iletişim hürriyeti cumhuriyetin yenilikleri nedir, iletişim hürriyeti hakkinda bilgiler, iletişim hürriyeti nedir hakkinda bilgiler, İNKILAP ÖNCESİ VE SONRASI EĞİTİM nedir, inkılapçılık öncesi hakkinda bilgi, inkılapçılık öncesi nedir, ınkılapcılık öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, inkilaplar oncesi hakkinda bilgi, inkilaplar öncesi ve sonrası eğitim nedir, inkilaplar öncesi ve sonrasi hakkinda bilgi, inkılaplar öncesi yaşam hakkinda bilgiler, inkılapların öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, kadın, kısaca cumhuriyet öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, KIYAFET ALANINDAKİ YENİLİKLER, kültür, kurtuluş savaşı sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, laikliğin öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, laiklik inkilapların öncesi ve sonrası hakkinda bilgi, laiklik öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, meslek, MİLLİ MÜCADELEDEN SONRA YAPILAN YENİLİKLER hakkinda bilgiler, milliyetçilik ilkesi öncesi ve sonrası hakkinda bilgiler, nasreddin hocanın TÜRK TOPLUMUNA KAZANDIRDIKLARI hakkinda bilgiler, ne de?ildir, ne degildir, Ne-Nedir, ÖLÇÜLER, osmanlı devleti ile türkiyenin yapılan yenilikleri arasındaki fark hakkinda bilgiler, osmanlı dönemi ve atatürk devrimleri sonrası yaşantımız nedir, SANAYİ, sonrası getirdigi, T.B.M.M AÇILIŞINDAN ATATÜRKÜN ÖLÜMÜNE KADAR YAPILAN YENİLİKLER hakkinda bilgi, tbmm öncesi ve sonrası hakk?nda bilgi, toplumsal alanda yapılan yenilikler nelerdir hakkinda bilgiler, toplumsal alanda yapılan yeniliklerin öncesi ve sonrası nedir, TOPLUMSAL YAŞAMA AİT YENİLİKLER, TÜRK DİLİN DE YENİLİK YAPANLAR hakkinda bilgi, TÜRK KADINININ CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI HAKLARI hakkinda bilgi, türkiye yapılan yenilikler hakkinda bilgiler, türkiyede cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrası yapılan yenilikler hakkinda bilgi, türkiyede cumhuriyetten önce yönetim şekli hakkinda bilgiler, TÜRKİYEDE YAPILAN YENİLİKLER nedir, türkiyede yapılan yenilikler hakkinda bilgi, türkiyenin cumhuriyet öncesi ve sonrası durumu nedir, ülkemiz açısından cumhuriyet yönetimi öncesi hakkinda bilgiler, ülkemiz açısından cumhuriyet yönetimi öncesi ile sonrası dönemler arasındaki farklılıklar hakkinda bilgiler, ülkemizde cuhhuriyet öncesi yönetim hakkinda bilgi, ülkemizde cumhuriyet öncesi ve sonrası nedir, ulus, yapılan yeniliklere göre hakk?nda bilgi, yeniliklerin resmi hakkinda bilgi, YÖNETİM ŞEKLİ CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI nedir, yönetim şekli nedir hakkinda bilgiler, yönetimde yapılan yenilikler hakkinda bilgi


Tüm kadın giyimi fırsatları için tıklayın !
Degerli site sayibleri izin verirseniz Cumhuriyetimizle ilgili yazilari facebook sayfamda 29 Ekim Cumhuriyet bayramindan dolayi uyelerimizle paylasacam,tsk.sunar,saygi ve sevgilerimi sunar,tsk.lerimi bildirim.