DOLAR: 2.28 TL
EURO: 2.88 TL

DİVAN-I HÜMAYUN

Bugünkü Bakanlar Kurulu gibi çalışan Divan-ı Hümayun önceleri DİVANHANE’de toplanırken, Kanuni zamanında yapılan KUBBEALTI denilen yerde toplanmaya başlamıştır. Divan teşkilatı ilk defa ORHAN BEY zamanında kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet padişahların divân toplantılarına katılma geleneğine son vererek, toplantıları kafesli bir pencerenin arkasından takip etmiştir.

DİĞER DİVANLAR:

Sefer Divânı: Vezir-i azam sefere çıkarken toplanan divan
Ulufe Divânı: Yeniçeri maaşları için toplanan divan
Galebe Divânı: Yabancı elçilerin kabulü sırasında toplanır
Ayak Divânı: Olağanüstü durumlarda toplanan divan.
At divânı: Sefer sırasında at üzerinde yapılan toplantı.

DİVANIN-I HÜMAYUN ÜYELERİ:

PADİŞAH
VEZİR-İ AZAM (SADRAZAM)
1-Kubbealtı Vezirleri
2-Nişancı
3-Kazaskerler
a) Rumeli Kazaskeri
b) Anadolu Kazaskeri
4-Defterdarlar
a) Rumeli Defterdarı (başdefterdar)
b) Anadolu Defterdarı

NOT: Bunlardan başka eğer vezir rütbesine sahiplerse YENİÇERİAĞASI ve KAPTAN-I DERYA da divan üyesi olur ve görüşmelere katılırlardı.

Bunlar askeri, idari, adli, mali ve bürokrasinin en üst yetkilileriydi. Buradan da anlaşıldığı gibi Divan-ı Hümayûn devlet teşkilatının esasını oluşturan Seyfiye, İlmiye ve Kalemiye kollarının temsil edildiği bir kuruluştu.

DİVANIN YAPISI:

Osmanlılarda padişahın yetkilerini kullanmak yada emirlerini uygulamak için görevlendirilmiş üç temel sınıf bulunuyordu. Bu sınıfların en üst yetkilileri divânda temsil edilirdi. Bu sınıflar şunlardı:

1-Seyfiye (Ehl-i Kılıç= Ehl-i Örf)
2-İlmiye (Ehl-i Şer)
3-Kalemiye (Ehl-i Kalem)

1) SEYFİYE (Ehli Örf):

Osmanlı Devletinde yönetim ve askerlik görevini yerine getiren zümrelere denirdi. Ehli örf,ehli seyf ve ümera gibi isimler verilen bu sınıfın divan-ı hümayundaki temsilcileri vezir-i azam ve vezirlerdi. Divan dışında beylerbeyleri, sancak beyleri, kapıkulu askerleri, tımarlı sipahiler bu grubun içindedir.

VEZİR-İ AZAM (Sadrazam):

Bugünkü başbakan durumunda olan veziri azam, padişahın vekili olarak görev yapar ve onun altın mührünü taşırdı. Divana başkanlık eder, padişah sefere katılmıyorsa ordunun başına geçer, bu görevi sırasında SERDARI EKREM sıfatıyla padişahın bütün yetkilerini kullanırdı.

KUBBE ALTI VEZİRLERİ: Bugünkü devlet bakanları durumunda olan kubbe altı vezirlerinin sayıları 5-7 arasındaydı.

2) İLMİYE (Ehli Şer)

Medreselerde iyi eğitim görmüş, devletin adalet,eğitim ve yargı görevlerini üstlenen gruptu. Ulema da denilen bu grubun üç önemli görevi vardı:

a) Tedris Görevi: Eğitim-Öğretim görevidir. Bu görevi müderris,muâllim gibi kişiler yürütürdü.
b) Kaza Görevi: Yargı görevidir. Bu görev kadılar tarafından yürütülürdü. Kadılar İslam hukukuna göre davalara bakar ve karar verirlerdi.
c) İfta Görevi: Fetva görevidir.Yapılanların şeriata uygun olup olmadığı konusunda fikir beyan etme görevidir.

Fetva verme yetkisine sahip olanlara MÜFTİ denilirdi. Müftilerin en üst rütbelisi Şeyhülislam ve kazaskerlerdi.

ŞEYHÜLİSLAM:

Divana katılan fakat oy kullanmayan şeyhüislamın protokoldeki sırası veziri azamla aynıydı.Hem ilmi kişiliği, hem de fetva verme yetkisi dolayısıyla şeyhülislama büyük saygı gösterilirdi. Bayramlaşma sırasında padişah sadece şeyhülislamın karşısında ayağa kalkardı.

Önemli devlet işleri hatta padişahların görevden alınması için şeyhülislamın fetvası gerekiyordu. Şeyhülislam idam cezasına çarptırılamaz, tutuklanamaz ve hapsedilemezdi. 17. yüzyıla kadar görevden alınması bile söz konusu değildi. Tanzimattan sonra şeyhülislamların yönetimdeki önemi azalmaya başladı. Şeyhülislam, hakanın danışmanı gibidir ve hakanın talebiyle istenilen konularda fetva verir.

KAZASKERLER (KADIASKERLER):

Divanı Humayun üyesi olan kadıaskerler şer’i hükümler veren en yüksek görevlilerdi. Fatihten itibaren Anadolu ve Rumeli kadıaskerleri olmak üzere sayıları ikiye çıkarıldı. Rumelideki kadılar Rumeli, Anadoludaki kadılar Anadolu kadıaskerine bağlıydılar.

KADILAR: Başlıca görevleri şunlardı:

a) Merkezden gelen emirleri halka iletmek, halkın şikayetlerini merkeze bildirmek.
b) Her türlü davaya(miras,ticaret,ceza) bakarak karar vermek.(Yargıçlık)
c) Nikah sözleşmesi, şirket kurulması, Vakıf kurulması gibi sözleşmeleri yapardı.(Noterlik)
d) Avarız denilen olağanüstü durumlardaki vergileri toplar, merkeze gönderirdi.

PADİŞAH HOCALARI: Osmanlı şehzadelerine ulemadan bir kimse hoca olarak tayin edilirdi. Şehzadeler hükümdar olduklarında onları PADİŞAH HOCASI olarak tayin ederlerdi.

SEYYİD VE ŞERİFLER: Hz.Peygamberin torunları Hz.Hasanın soyundan gelenlere Şerif, Hz. Hüseyinin soyundan gelenlere ise Seyyid denirdi. Seyyid ve şerifler Osmanlı toplumunda büyük saygı görürlerdi. Devlet de bunların işleriyle meşgul olmak için NAKİB’ÜL EŞRAFLIK denilen bir kurum kurmuştu.

Yukarıdaki görevlilerden başka ilmiye zümresi içinde müderrisleri, müneccimleri, hekimleri, tarikat şeyhlerini, imam ve müezzinleri sayabiliriz.

3) KALEMİYE (Ehli Kalem):

Günümüzde bürokrasi diye adlandırılan bu sınıfın en üst rütbelileri NİŞANCI VE DEFTERDARLAR’dır.

NİŞANCI (TEVKİİ=TUĞRAİ):

Divandan çıkarılan belgelerin üstüne padişahın nişan olan TUĞRA ‘yı çektiği için TUĞRACI’da denirdi. Nişancı kendisine bağlı REİSÜL KÜTTAB başkanlığında çeşitli kalemler vasıtasıyla merkez bürokrasisinin her türlü işlemlerini yapardı.

Reisülküttab’a bağlı kalemler şunlardı:

a) Beylikçi Kalemi b) Tahvil Kalemi c) Ruus Kalemi d) Amedi Kalemi

Nişancının görevleri:

Nişancı tuğra çekmenin yanısıra yukarıdaki kalemler vasıtasıyla şu görevleri yapardı:

A) Divanda yapılan görüşmelerin kayıtlarını tutarak MÜHİMME DEFTERİNE(Divan Defteri) kaydetmek.
B) Ferman,berat gibi belgeleri hazırlamak.
C) Sadrazam ve padişah arasındaki ve dış ülkelerle olan yazışmaları hazırlamak.
D) Tapu Tahrir Defterlerini tutmak.

DEFTERDAR:

Osmanlı Devletinde bütün mali işlerden ve hazineden sorumlu en üst görevlilerdi. Osmanlılarda İç ve Dış Hazine olmak üzere iki tür hazine vardı. İç hazinede padişahın özel serveti ve değerli eşyaları saklanırdı. Dış hazine ise devletin maliye teşkilatını oluştururdu. İlk dönemde defterdar sayısı bir iken, sonraları mâli işlerin artmasından dolayı sayıları ikiye yükselmiştir.Bunlar, Rumeli defterdarı ve Anadolu Defterdarı idi. Rumeli Defterdarı Başdefterdar idi.

Defterdara bağlı kalemler şunlardı:

a) Ruznamçe kalemi b) Maliye emirleri kalemi c) Tarihçi kalemi d) Gelir ve gider kalemi

Defterdara bağlı üst düzey görevliler şunlardı:

a) Başbakı kulu b) Veznedarbaşı c) Sergi nazırı d) Sergi halifesi

MERKEZ TEŞKİLATINDA MEYDANA GELEN DEĞİŞMELER:

1) 18. yüzyılda değişmeler:

a) Tahta Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesinin geçmesi, zamanla devlet işlerinin sadrazamlara bırakılması sonucun doğurmuştur. Sadrazamların güçlenmesi ile Divan BAB-I ALİ’de (Sadrazam kapısı=Yüksek Kapı) toplanmaya başlamıştır
b) 18. yüzyılda devletlerarası ilişkiler ön plana çıkınca diplomasi önem kazanmaya başlamış, böylece kalemiye sınıfının özellikle de REİSÜL KÜTTAB’ın etkinliği artmıştır. Reisülküttab dış ilişkileri düzenleyen bir nitelik kazanmıştır.

2) II.Mahmut Döneminde değişmeler:

a) 1826’dan itibaren BAB-I ALİ sadrazamın özel ikametgahı olmaktan çıkmış, devletin hükümet binası haline gelmiştir.
b) II.Mahmut zamanında Divân Batı ülkelerinde olduğu gibi yeniden düzenlenmiştir. Divân-ı Hümayûn yerine nezaretlerden (nazırlıklar=bakanlıklar) oluşan yeni bir hükümet modeli oluşturulmuştur. Bu hükümet modeline Meclis-i Vükela, Heyeti Vükela(bakanlar kurulu) veya Meclis-i Has denir. Böylelikle Sadrazamın yetkileri nazırlar arasında dağıtılmıştır. Bu nazırlıklar şunlardır

ESKİ YENİ
Divan-ı Hümayun Heyeti Vükela(bakanlar kurulu)
Sadrazam Başvekil(Başbakan)
Sedaret Kethüdası Dahiliye Nazırı(İçişleri)
Reisülküttab Hariciye Nazırı(Dışişleri)
Defterdar Maliye Nazırı
Kazasker Adalet Bakanlığı (Nezareti Deavi=Davalar bakanlığı)

Ayrıca Evkaf ve Ticaret Nazırlığı kuruldu.

c) II.Mahmut zamanında yeni meclis ve komisyonlar kuruldu.Bunlar,

1-Dar-ı Şura-i Askeri:(Askeri işleri düzenlemek)
2-Dar-ı Şura-i Bab-ı Ali(İdari ve bürokratik işler
3-Meclis-i Vala-i Ahkam-ı Adliye(Adalet işleri)

Bunların dışında II.Mahmut zamanında şu ıslahatlar gerçekleştirildi:

a) 1826 da Yeniçeri ocağı kaldırıldı,Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni bir ordu kuruldu.
b) Tımar ve zeamet kaldırıldı. Başta valiler olmak üzere devlet memurları maaşa bağlandı.
c) Müsadere usulü kaldırıldı.(Görevden alınan yüksek dereceli memurun malına devletin elkoyma usulü)
d) İlköğretim mecburi kılındı.
e) İlk resmi gazete ( TAKVİM-İ VEKAYİ) çıktı.
f) İlk defa nüfus sayımı yapıldı.
g) Kıyafet değişikliği yapıldı.(Memurlara fes,ceket,pantolon giyme zorunluluğu)
h) Harp okulu, Tıp okulu gibi okullar açıldı.
ı) Mahalle ve köylere MUHTARLIK teşkilatı kuruldu.

3) Tanzimat Döneminde Meydana Gelen Değişiklikler:

3 Kasım 1839 da ilan edilen Tanzimat fermanıyla devlet teşkilatında yeni düzenlemelere gidilmiştir. 1876’ya kadar süren dönemde yeni meclis ve komisyonlar kurulmuştur.
Bunlar,

a) Meclis-i Ali Tanzimat, b) Şura-i Devlet c) Divan-ı Ahkam-ı Adliye’dir.

Ayrıca Tanzimat Döneminin bir başka yeniliği de SERASKERLİK makamının kurulmasıydı. Kara kuvvetleri komutanlığı olan bu makam, Sadrazam ve şeyhülislama eşit tutuldu.

4) Meşrutiyet Döneminde Meydana Gelen Değişiklikler:

1876’da Kanuni Esasi’nin ilan edilmesiyle Meşrûtiyet dönemi başlamıştır. Yapılan seçimlerle iki meclis oluşturulmuştur:

a) Meclisi Mebusan:Hırıstiyan,Yahudi ve müslüman halkın seçtiği milletvekillerinden oluşuyordu.
b) Ayan Meclisi: Padişah tarafından tayin edilen 26 kişiden oluşuyordu.

Sponsorlu bağlantılar

DİVAN-I HÜMAYUN Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. ahmet diyor ki:

    çok güzelde kopyalanmıyor niye

  2. aleyna diyor ki:

    aßicim çoK iŞé yaRaDı süPersiNiz….

Yorum Yaz

Yukarı Çık