DOĞRU ARKADAŞ (DRAMA ÖRNEĞİ) (KISA TİYATRO)

DOĞRU ARKADAŞ (DRAMA ÖRNEĞİ) (KISA TİYATRO)

Kişiler

EMRE: 21 yaşlarında, üniversitede okumaktadır.

ANNE: 40 yaşlarında

BABA: 50 yaşlarında

ZİYA: 25 yaşlarına

FATİH: 20 yaşlarında

MURAT: 20 yaşlarında

(Olay birkaç farklı mekanda geçer: Ana karakter Emre’nin evi, arkadaş gruplarının toplandığı mekan, Emre’nin arkadaşlarıyla beraber tuttukları ev, dış mekan.

Çocukluğundan beri ailesiyle yaşayan onların sözünden çıkmayan Emre yirmi bir yaşına gelmiştir, arkadaşlarıyla beraber bir ev tutarak yaşama hevesine kapılmıştır.

İlk bölüm Emre’nin ailesiyle yaşadığı evde geçer. Bir masanın etrafında oturan anne, baba ve Emre yemek yemektedir. Emre düşüncelidir. Anne ve baba durumdan habersiz yemeklerini yemektedirler. İlk konuşmayı Emre açar.)

EMRE- Anne sizleri çok seviyorum ancak çevreme büyüdüğümü kanıtlamak istiyorum.Ve ben geçen gün bahsettiğim arkadaşlarımla eve çıkmak istiyorum .Herkes bana ana kuzusu diyor. Böylece bu ifadelerden de kurtulmuş olurum.

ANNE- Evladım seni anlıyorum ama arkadaşlarını tasvip etmiyorum. Çoğu sigara, içki kullanıyor.

EMRE- Biliyorsun ki ben etkilenmem, kendimi korumasını bilirim.

BABA- Herkes böyle der oğlum. Yaşamadan bilemezsin bunu unutma. Bizi dinle derim ben.

EMRE- Yaşayalım ve görelim. Ben büyüdüm anlayın.

ANNE- İnsanları tanımıyorsun. Arkadaşlık güzel ancak doğru insanlarla kurulan arkadaşlık…

EMRE- Ben dışarı çıkıyorum ( öfkeli bir şekilde)

( Her kafadan bir ses çıkıyordu. Emre aile çevresi, arkadaş çevresi derken bocalıyordu. Henüz bir karar alamayan Emre her karşılaştığı insana bu konuyu danışıyordu. )

EMRE- Merhaba Ziya nasılsın?

ZİYA- Teşekkürler. Bu arada duyduğuma göre yeni eve çıkacakmışsın.

EMRE- Henüz karar vermedim.

ZİYA- İyi olur bence aileden bağımsız yaşamak her zaman için daha rahat. Ancak…

EMRE- Evet ancak? Ne demek istiyorsun?

ZİYA- Arkadaşlarını pek beğenmiyorum. Kötü alışkanlıkları var.

EMRE- Ben şaşırmış durumdayım. Ama insanların bana ana kuzusu demelerinden bıktım.

ZİYA- Neyse karar senin…

EMRE- Ben arkadaşlarımla buluşacağım görüşmek üzere.

( Emre okulun kantininde arkadaşlarıyla buluşur)

EMRE’NİN ARKADAŞLARI – Hoş geldin Emre.

EMRE- Hoş bulduk.

FATİH- Yavaş yavaş eşyalarını topla, eh yeni bir hayat başlıyor senin için.

EMRE- Ne yapsam bilmiyorum bir de halamın oğlu Ömer ağabeyime mi danışsam diyorum.

FATİH- Boş ver, sen yeterince büyümedin mi? Ana kuzusu.

( Emre’yi en çok üzen kelime söylenmiştir: Ana kuzusu)

EMRE- Tamam siz evi tuttunuz değil mi?

FATİH- Evet.

MURAT- Aferin Emre. Sen büyüyor musun ne?

EMRE- Dalga geçmeyin.

( Ve sonunda Emre çevresinden gelen onca fikrin ardından arkadaşlarını dinlemiş yeni bir hayata adım atmıştır.Günler günleri kovalar. Emre’nin sınavları başlamıştır. Emre arkadaşı Fatihle konuşmaktadır.)

EMRE- Derslerime zaman ayıramıyorum. Hep sizin yüzünüzden. Her gün bir yere gidiyoruz. Bırakın da bugün evde sınavıma çalışayım.

FATİH- Olmaz. Çabuk hazırlan arkadaşlar bekliyor.

EMRE- Peki bu sefer de sizle geleceğim.

FATİH- Hadi gidelim.

EMRE- Bakalım yarınki sınavdan kaç alacağım? ( Emre arkadaşıyla evden ayrılır)

( Bir hafta sonra)

EMRE- Zayıf aldım.

FATİH- Çalışmıyorsun sonra da zayıf aldım diyorsun.

EMRE- Bunu sen mi diyorsun? Geçen haftayı sınavdan önceki akşamı hatırlasana, zorla beni dışarı çıkarmıştın.

FATİH- Sen de gelmeseydin.

EMRE- O kadar ısrara dayanamadım ne yapayım.

FATİH-Kapatalım bu konuyu akşam Yavuzlarda hep beraberiz değil mi?

EMRE- Şey…( Bir an duraksar.) Tamam.

( Günler hep böyle geçer. Emre’nin sınavları her geçen gün kötüye gitmektedir. İlk günlerde sınavlardan zayıf aldığına üzülen Emre, artık bu duruma kayıtsız kalır. Arkadaş çevresi onu çıkmaza sürüklemektedir. Emre o yıl dört dersi veremez ve dönem uzatır.)

( Emre arkadaşlarıyla beraber evdedir)

EMRE- Battı balık yan gider. Murat ne diyorsun sinemaya gidelim mi? Hem yarınki sınav yoruma dayalıymış, hallederiz.

MURAT- Tamam hadi gidelim.

EMRE- Murat, bir sigara verir misin?

MURAT- Veremem, bu aralar çok sigara içiyorsun.

EMRE- Günde bir paketten ne olur ki?

( Murat Emre’ye sigara vermemiştir. İki arkadaş suskun bir şekilde sinemaya giderlerken Emre’nin arkadaşı Ziyayla karşılaşırlar.)

ZİYA- Kimler görüyorum? Emre, nasılsın?

EMRE- İyiyiz işte. Gezip, tozuyoruz.

ZİYA- Duyduğuma göre okulu bir dönem uzatmışsın.

EMRE- Öyle oldu, dostlar sağ olsun.

ZİYA- Seni değişmiş buldum. Eskiden dersleri çok önemserdin.

MURAT- Ders dediğin nedir ki? Hayatı yaşamaya bakmalı.

Bir gün Emre’nin çok sevdiği bir ders öğretmeni, çok düşük not aldığını söyler. İmalı bir şekilde ona bakar. Emre uzun süreden beri hiç bu kadar utanmamıştır. Ders çıkışı…

EMRE- Öğretmenimin yanında öyle utandım ki sınıfta nereye saklanacağımı şaşırdım.

MURAT- Takma kafana.

EMRE- Hayır, Murat bildiğin gibi değil. İçinde bulunduğum durum beni düşündürüyor. Ben eve gidiyorum. Evde görüşürüz.

( Emre eve gider. Ellerini başına götürmüş, uzun uzun düşünmektedir.)

EMRE- Of of. Ben ne yapıyorum. ( O sırada telefon çalar, arayan Emre’nin annesidir.)

ANNE- Oğlum, seni çok özledim. Neden gelmiyorsun?

EMRE- Anne, karar verdim. Bugün eve dönüyorum ( Sesi ağlamaklıdır.)

Sponsorlu bağlantılar
ÖZEL ARAMA FORMU

ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık