ELİ ÖPÜLESİ (24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ) TİYATRO OYUNU, SKEÇ

ELİ ÖPÜLESİ (24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ) TİYATRO OYUNU, SKEÇ

KİŞİLER:

1-Selma öğretmen

2 Hayriye: Öğrenci velisi

3- Kürşat: Öğrenci velisi, maganda tipli.

4- Birkaç tane erkek ve kız öğrenci.

S- ( öğretmen öğretmenler odasında yazılı kağıdı okumaktadır) Ben, Selma öğretmen. Bu okulda öğretmenim. İşlerimiz yok çoğun. Yazılı yaptığım zamanlarda teneffüslerde dinlenmeye bile fırsat bulamıyorum. Evimde kendi çocuklarımla ilgilenecek zamandan çalıp okuldaki öğrencilerim için harcıyorum. Şu anda teneffüsteyim ve bir bardak çay içmeye bile vaktim yok. Ama gene de şikayetçi değilim. Biz öğretmenler böyleyiz işte her türlü zorluğa göğüs gereriz. Çünkü öğrencilerimizi öz çocuklarımızdan ayrı görmeyiz.

H- (Çocuğunun elinden çekerek içeri sokmaya çalışır fakat çocuk girmek istemez. Birkaç kez tekrarlanır) Gir, gir içeriye. Öğretmenin yanına gel de sizi yüzleştireyim. Öğretmen hanım sen benim çocuğumu ne hakla döversin.

S – Bir dakika bayan ne oluyor ?

H- Heç vicdan, merhamet yok mu sende bacım ?

S- İyi de siz kimsiniz, adınız nedir, bir dakika.

H- Benim adım Hayriye, aha şu kızın anasıyım, olmaz olasıcanın.

S- Hoş geldiniz Hayriye hanım önce bir tanışalım bakalım, hal hatır filan soralım.

H- Benim çocuğumu ne hakla döversin sen. Dayak atasınız diye mi gönderiyoruz biz bu çocukları buraya.

S- Hayriye hanım lütfen beni dinler misiniz, ben sizin çocuğunuzu…

H- ( sözünü keser) Niye niye dövüyonuz benim çocuğumu onu söyle sen

S- Tamam söylüyorum işte . Ben sizin çocuğunuzu….

H- Laf ebeliği yapma bana. Niye dövdüğünü söyle onun için geldim ben.

S- İyi de konuşmama fırsat verirseniz söyleyeceğim hanımefendi. Şunu…

H- (keser) Kaymakama şikayete giderim

S- Tamam artık Hayriye hanım beni dinle önce. Ben, bu güne kadar ne sizin çocuğunuzu ne de başka bir öğrenciyi döv-me-dim. Anlaşıldı mı ?

H- Aha bu sopa neci, bununla (bilgi yelpazesi.net) mı atıyon sopayı yavrucuklara ? Vay yavrum vayyyy nasıl da patır patır vurursun, heç vijdanın sızlamadı mı ?

H- O sopa değilki. Hademe Cuma amcanın temizlik fırçası. Bak Hayriye hanım gene kestin sözümü dinlemeden karar veriyorsun.

H- Tamam tamam konuş ne konuşacaksan, ben anladım anlayacağımı. Hem suçlu hem güçlüsün.

S- Ayşe, gel bakayım yavrum buraya. Ben seni hiç dövdüm mü bu güne kadar ?

A- Hayır öğretmenim.

S- Annen niçin öyle konuşuyor

A- Benim önümde oturan Selma vurdu öğretmenim. Ameliyat yerime vurdu, acıdı. Ben de anneme söyledim.

S- Benim adım da Selma olduğu için annen koşa koşa geldi, işin aslını öğrenmeden beni hesaba çekmeye başladı.

H- Gız sen bana Selma öğretmen dövdü demedin mi ?

A- Hayır anne öyle demedim

H- Ne dedin ya

A- Öğretmenimiz sınıfta yokken önümde oturan Selma vurdu dedim.

S- Benim adım Selma, kendisine vuran arkadaşının adı da Selma olduğu için işler karışmış. Demek ki sabredip olayın aslını öğrenseydiniz bana hakaret etmenize gerek kalmayacaktı Hayriye hanım.

H – Aboooovvvv Vay başıma gelen vay. Gız niye adam akıllı anlatmıyon bana her şeyi söyle bakayım

A- Anne sen benim konuşmama fırsat vermiyorsun ki

H- Şuna bak şunaaaa, bacak kadar çocuk bana laf yetiştirmeye çalışıyor.(az önceki sopayı alır kıza vurmaya çalışır)

S – ( sopayı kadının elinden alır) Bak Hayriye hanım sen Ayşenin anlattıklarını tam anlamadan hareket ediyorsun. Bir daha böyle yapma olur mu ?

H – Haklısın öğretmen hanım haklısın. Gusuruma bakma . Oldu bir kere, bir daha da olmaz. (çıkar)

(elinde tespihle Kürşat girer )

S- Bey efendi buyurun, hoş geldiniz kapıyı çaldığınızı duymadım.

K- Duymazsınız tabi, kapıyı çalmadım ki.

S- Nasıl yardımcı olabilirim ?

Ben Kürşat. Sizinle işim yok, idareye çocuğun fotoğrafı eksikmiş onu bıraktım da.

S- Eeeee

K- Giderken şöyle içeri bir dalayım dedim.

S- Siz her yere böyle izinsiz girmezsiniz her halde değil mi

K- Benim için fark etmez.

S- Nasıl yardımcı olabilirim ?

K- Hocanım, siz öğretmenler var ya

S- Evet

K- Beleşten para kazanıyorsunuz valla

S- Yaa nereden biliyorsunuz ?

K- On beş tatil var, bayram tatili var, seyran tatili var, yaz tatili var, üstelik bir sürü de aylık alıyorsunuz. İşiniz ayna.

S- Maşallah Kürşat bey öğretmenler hakkında ne de çok şey biliyorsunuz. Siz ne iş yapıyorsunuz ?

K- Şeyyy, bir müddet yurt dışında kaldım yakalandım postaladılar bir fabrikada iş buldum çalışmıyorsun diye işten çıkardılar. Şu anda iş arıyorum.

S- Bizim işlerimize kafa yorduğunuz kadar kendi işinizin peşinden gitseniz ne kadar güzel olurdu değil mi ?

K- Ne yapalım hocanım hayat zor, sizinki gibi kolay iş olsa yapılır.

S- Gelin sizinle bir anlaşma yapalım Kürşat bey. Bugünden itibaren benim derslerime siz girin , bakalım öğretmenlik zor mu yoksa kolay mı ?

K- Güldürmeyin beni ondan kolay ne var, çocuk oyuncağı.

S- Siz buyurun derse girin bakalım şimdi.

K- Bak sonunda pişman olursanız karışmama haa

S- Girin girin siz 5/ B sınıfına gidin .

K- Tamam. (sınıfa girer) Çocuklar, bu gün dersinize ben gireceğim. Güzel dersler yapacağız sizinle. (öğrenciler avazlarının çıktığı kadar bağırmaya başlarlar. Biri yanık bir türkü tutturur, biri Kürşat’ın ceketini asılır, biri karnım acıktı der, biri (bilgi yelpazesi.net) öğretmenim ben uçaktan korkarım, havacılık kulübünden çıkmak istiyorum der. Birkaç dakika bu şekilde devam eder.Kürşat yaka paça dağınık, perişan bir vaziyette soluk soluğa öğretmenin yanına gelir ) Selma öğretmenim, neredesin, kurtar beni

S – Ne oldu Kürşat bey, daha gireli on dakika oldu, niçin çıktınız dersten ?

K- Be beb ben vaz geçtim bu işten. Bu çocuklarla baş etmesi imkansız, siz nasıl susturuyorsunuz bunları çıldıracağım şimdi. Öğretmenim sizler geçekten eli öpülesi insanlarsınız. Verin elinizi öpeyim.

Hasan GÜLPINAR

Sponsorlu bağlantılar
ÖZEL ARAMA FORMU

ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık