DOLAR: 2.21 TL
EURO: 2.86 TL

Hakim katile ‘geleceği var’ indirimi yaptı Geleceğin batsın senin

Hakim katile ‘geleceği var’ indirimi yaptı Geleceğin batsın senin

Mahkeme, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 22 yaşındaki Çağla Arin’i karşılıksız aşk nedeniyle 28 yerinden bıçaklayarak öldüren Hüseyin Zengin isimli katilin cezasını “Geleceği var” diye müebbetten 25 yıla indirdi

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi 22 yaşındaki Çağla Arin’i karşılıksız aşk nedeniyle 28 yerinden bıçaklayarak öldüren, arkadaşı Seda Tunca’yı da yaralayan Hüseyin Zengin 25 yıl ceza aldı. Birkaç yıl hapis yatıp çıkacak. Çağla’nın ailesi ise biricik kızlarının doktor olmasını beklerken şimdi mezarı başında gözyaşı döküyor.

Dünyalar güzeli Çağla Arin Diyarbakır’da 1986’da doğdu ancak öğretmen olan anne ve babasının işi nedeniyle bir yaşındayken İzmir’e taşındı. Burada büyüyen genç kız, başarılı bir öğrenciydi. Çağla daha baskın çıkan bir tutkusu yüzünden bıraktı İzmir’i ve Şanlıurfa’ya gitti. 2005 yılında Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandığında amacı iyi ve merhametli bir doktor olmaktı ancak aynı okulda azrailiyle de tanıştı. Hüseyin Zengin de aynı okulun öğrencisiydi. Genç kıza aşık oldu ama Çağla’nın bundan haberi yoktu.

Tehdit etti

Genç kızı defalarca tehdit eden Zengin hakkında Arin’in şikayeti üzerine hakaret, tehdit ve kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan kamu davası bile açıldı. Üçüncü sınıfa geldiğinde Çağla Arin, aşkına karşılık vermeyen kendisi gibi üçüncü sınıf öğrencisi olan Hüseyin Zengin tarafından hunharca katledildi. 28 Mart 2008 tarihinde Zengin, Çağla Arin’i 28 kere bıçaklayıp öldürdükten sonra olayı engellemeye çalışan genç kızın tıp fakültesinden arkadaşı Seda Tunca’yı da bıçakladı. Cinayetle ilgili Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede cinayet günü şöyle anlatıldı: Hüseyin Zengin olay günü sabah 08.00’de Çağla Arin’in evinin önüne gelip beklemeye başladı. O sırada Çağla Arin hazırlanıp okula gitmek için evden çıktı ve Zengin’i görüp çığlık attı. Çığlığı duyan ev arkadaşı Seda Tunca yanlarına koştu ve Zengin’in bir eliyle Çağla’nın boğazına sarıldığını, diğer elinde bulunan bıçakla da genç kızın değişik yerlerine vurduğunu gördü. Seda Tunca, arkadaşı Çağla’yı kurtarmak için Hüseyin Zengin’in elinde bulunan bıçağı almaya çalıştı ancak Zengin bıçağı bu kez de Seda’ya doğru sallayınca onu bacağından ve elinden yaraladı. Kaçmak isteyen genç kızı saçlarından yakalayan Zengin, rastgele sapladığı bıçakla genç kızı canavarca öldürdü. Genç kızın hareketsiz kalması üzerine binaya giren Zengin, asansörde aynı bıçakla intihar giriminde bulundu. Bıçağı kendisine saplayan Zengin, polisler tarafından yaralı halde bulundu. Otopsi raporunda Çağla Arin’in vücudunda 8’ii öldürücü olmak üzere 28 bıçak darbesi tespit edildi. Hüseyin Zengin iyileşip hastaneden çıkınca tutuklandı. Hakkında canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Şüpheli hakkında ayrıca Seda Tunca’yı da öldürme kastıyla hareket ettiği ancak eylemin teşebbüste kaldığı için öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

4 bin mesaj göndermiş

İddianamede Hüseyin Zengin’in Çağla Arin ile arkadaşlık kurmak için telefon ve yüzyüze tekliflerde bulunduğu, Çağla’nın bu teklifleri sürekli reddetmesi yüzünden de Hüseyin Zengin’in son zamanlarda duygularının sertleşerek tehdide dönüştüğü ve Arin’in telefonuna yaklaşık 4 bine yakın sevgi ve tehdit mesajları gönderdiğine yer verildi.

Şanlıurfa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında ifade veren tutuklu sanık Hüseyin Zengin “Birinci sınıftan beri yani iki yıldır kendisini seviyordum. Ona da söyledim. O bana karşılık vermedi, tekliflerimi kabul etmedi. Değişir belki diye umut ettim. Olay günü apartmanın önünden geçerken Çağla’yı evin penceresinde gördüm veya öyle zannettim. Sonrasını hatırlamıyorum” diye konuştu.

Planlayarak işledi

Cumhuriyet savcısı verdiği mütaalasında canavarca hisle adam öldürmenin koşullarının gerçeklemediğini ancak sanığın geceden sabaha kadar evin önünde bekleyip cinayeti öyle gerçekleştirmesinin ise tasarlayarak ve planlayarak öldürdüğünü gösterdiğini belirtti.

Mahkeme değiştirdi

Mahkeme 2008 yılında yargılama sonunda, “İddianamede her ne kadar sanığın tasarlayarak, canavarca hisle ve eziyet çektirerek eylemi işlediği iddia edilmişse de fiilde bu unsurların bulunmadığı anlaşılarak sanığa kasten adam öldüre cezası suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir” hükmünü verdi.

Gelecek indirimi!

Mahkeme, TCK’nın 62. Maddesi’ni uygulayarak cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini ve sanığın sabıkasız oluşunu gözönünde bulundurarak cezayı 25 yıla indirdi. Mahkeme ayrıca Seda Tunca’yı öldürmeye teşebbüsten hakkında dava açılan Hüseyin Zengin’e “kasten yaralama” suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Dosya temyiz için Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay ise verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğini belirterek kararı onadı. Kızlarının ölümüyle yıkılan Arin ailesi, Yargıtay’ın kararı onamasıyla ikinci kez yıkıldı.

Annenin isyanı

Çağla’nın annesi Adile Arin, “Adalet buysa. Artık susuyorum konuşmayacağım” dedi. Ailesi, kızlarını doktor olma hayaliyle gönderdikleri üniversitede öldürülmeleri sonrasında adına aşevi açtı.

HUKUKÇULAR NE DİYOR?

‘Planlayarak öldürmedir’

Ceza Hukukçusu ve avukatı Mahmut Ceran: Olayda 8 adet öldürücü nitelikte bıçak darbesi başlı başına canavarca hisle işlenen bir cinayetin göstergesidir. Burada olayın görgü tanığı Seda Tunca’nın ifadesine itibar edilmelidir. Çünkü bunun aksine bir kanıt yoktur. Sanık daha önce 4000 mesaj çekmiş, tehdit etmiş evinin önünde maktüleyi gözetlemiş ve üzerine de dava açılmış olması suçun tahammüden (planlayarak) işlendiğinin açık kanıtıdır. Burada mahkeme delillerin takdirinde açık bir hataya düşmüştür. Bu açık kanıtların varlığı mahkemenin sadece kasten adam öldürme suçundan hüküm vermesi delillerin takdirinde ciddi bir hata yapıldığını gösteriyor. Yartgıtay da bu husus gözden kaçırılmış olup dosya üzerinde iş yoğunluğu kaynaklı yeterli inceleme yapılmadığı kanaatindeyim.

Bu davada sanığın yaşının genç olmasından dolayı verilecek hükümle çelişkiye düşülmüş zaten sanığın ısrarlı tutumu, 4000 mesaj çekmesi, bir insanı hayatından bıktırmış olması olayı savcılığa şikayete kadar götürmüştür. Mahkeme verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisinin değerlendirme yapılarak cezada indirim yapılması, mahkemenin verdiği kararda çelişkiye düştüğünü gösteriyor.

Vatan

Sponsorlu bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. emir k diyor ki:

    hangi anlayışın ürünüdür bu uygulama

    bir insanı 28 yerinden bıçak darbeleriyle öldüren bir caninin insanlık için ne geleceği olabilir? lanet olsun…

  2. yıldırım diyor ki:

    yazıklar olsun

    işte bizim yargı.ölenin geleceği ne oldu.kendi evladı öldürülseydi aynısını yaparmıydı.ben olsam o katilden davacı olmam.nasılolsa adalet yok deyip çıkmasını beklerim.sonrası allah kerim.

  3. engin diyor ki:

    Öldürülen kişinin geleceği yok muydu?Onun yaşama hakkı ne oldu?Adalet bu olamaz.iyi ki ilahi adalet var..

  4. yalçın dertli diyor ki:

    Siz CHP`ye oy vermeye devam edin!

    İşte,Türk yargısının içinde bulunduğu zavallı durum. CHP`nin yargısından da bu kadar olur. Bunlar için önemli olan halkın sürekli olarak gergin olmasıdır. Zaten bu karardaki amaç ta bu! Adalete ve hükümete olan güveni sarsmak için yapıyorlar. Zaten katil ve suçluları dışarı bırakmalarından anlıyoruz amaçlarını.

  5. burak diyor ki:

    Çok yanlış bir karar. Öldürülen kızın ne günahı vardı onun geleceği ve hayalleri yokmuydu. Kanunlarımız hep suçluyu korur duruma geldi ben ce bu çok yanlış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık