inguinal herni nedir,inguinal herni belirtileri

nedir, belirtileri

, kasıkta (inguinal bölgede) karın duvarına ait zar yapılarının zayıflığı veya yırtılmasıdır. Kasıkta bir yumuşak doku şişliği şeklinde kendini gösterir. fıtıkŞişlik öksürme, ıkınma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncı artıran durumlarda daha belirgin hale gelir.

Sabahları genellikle kaybolan şişlik, gün içinde ayaküstü dolaştıkça yeniden ortaya çıkar. Şişlikle beraber bazen ağrı da olabilir ama bu şart değildir. Hatta bazı fıtıklar şişlik ve ağrı olmaksızın tesadüfen tespit edilebilir.

KASIK FITIĞI KİMLERDE SIKTIR?
Kasık fıtığı erkeklerde kadınlara göre 7 kat daha sık görülür. Sıklığı yaşla artar. 70 yaş üstünde neredeyse her iki erkekten birinde kasık fıtığı vardır. fıtıkBağ dokusu bozukluğu olanlarda, şişmanlarda, karın içinde sıvı toplanması olanlarda, uzun süreli öksürüğü olanlarda, uzun süreli kabızlığı olanlarda, ağır işlerde çalışanlarda kasık fıtığı daha çok görülür. Sağ tarafta daha fazla görülür.

NİÇİN ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?
Çünkü erkeklerde kasıklarda potansiyel zayıflık oluşturan bir tünel bulunur. Bu tünelin içinden sperm kanalı ve yumfıtıkurtalara giden damarlar geçer. Erkekler anne karnındayken, -aynen yetişkin kadınlarda olduğu gibi- karın içinde yerleşik durumda olan yumurtalar (testisler) torbaya bu kasık tünelinden (inguinal kanaldan) geçiş yaparak inmektedirler. Tünel geçişten sonra genellikle kapanmaktadır. Yine de bu durum ileri yaşlarda dokulardaki zayıflama ve zorlayıcı faktörlerin de katkısıyla fıtık gelişimine zemin oluşturmaktadır.

KASIK FITIĞI BELİRTİLERİ NELERDİR?
Kasık fıtığının en önemli belirtisi kasıkta şişliktir. Şişlik genellikle ayakta dururken belirginleşir, uzanınca hafifler veya kaybolur. Bu şikayet belli belirsiz bir kabarıklıktan, yumruk büyüklüğünde bir şişliğe kadar değişik ölçülerde gözlenebilir. Nadiren bağırsakların torbaya indiği çok daha büyük şişliklere de rastlanabilir. fıtıkKasık fıtığı, bazı hastalarda sadece kasıkta ağrı veya şişlikle beraber görülen ağrı ile ortaya çıkabilir. Ancak bu ihtimal ağrısız bir şişlik olmasına göre daha nadirdir. Özellikle sıkışıp kalmaya müsait küçük fıtıklarda ağrı daha ön planda olabilir Kasık fıtığı için başvurulması gereken branş Genel Cerrahidir. Teşhis koymak için çoğu zaman sadece muayene yeterlidir. Kasıkta şişlik olmadan sadece ağrıyla başvuran hastalarda bazen ultrason yapılabilir. Amaç bariz muayene bulgusu vermeyen küçük bir fıtığı saptamak veya kasıkta olabilecek diğer hastalık belirtilerini ayırt etmektir. Ancak bu çok nadiren gerekli olur. Genellikle başka bir tahlil ya da görüntüleme yöntemine gerek duyulmaz. Kasık fıtığının tek geçerli tedavi şekli ameliyattır.

TEDAVİ EDİLMEYEN FITIĞIN TEHLİKESİ VAR MIDIR?
Evet, kasık fıtığının uzun süre tedavisiz bırakılması sorunları büyütebilir. Doğal olarak zaman geçtikçe onarılması gereken alan büyür. Bazı fıtık tiplerinde cilt altında, bazılarında ise torbada şişlik gelişebilir. Özellike torbada oluşacak şişlik günlük hayatı etkileyecek derecede sorun yaratabilir. Zamanla artan şişlik ameliyatı da nispeten zorlaşacaktır. fıtıkŞişlik içinden sarkan kısım bazen karın örtüleri (omentum), bazen de ince bağırsak olabilir. Sarkan kısım çoğu zaman kendiliğinden karın içine dönebileceği gibi bazen de fıtığın oluşturduğu tünelin en dar yerinde kapana sıkışmış gibi sıkışıp kalabilir (inkarserasyon). Uzun vadede her üç hastadan birinde bir sıkışma atağı olması beklenir. Sarkmanın sıkışıp kalması durumuyla karşı karşıya kalırsanız önce sırt üstü yatın. Mümkünse bacaklarınızın altına yastık vb. şeyler koyarak, vücudunuzun baş tarafı ayak tarafınıza göre daha aşağıda olacak şekilde yatarak istirahat edin. Ses, ışık, etrafınızda kalabalık gibi uyaranlar olmasın. Nisbeten sakin bir odada derin derin nefes alıp vererek gevşemeye çalışın. Birkaç dakika gevşedikten sonra şişlik üzerine nazikçe basınç uygulayarak ve ovalayarak şişliği karın içine doğru göndermeye çalışın. Eğer bu mümkün olmuyorsa 1-2 saatten uzun süre beklemeniz tehlikelidir. Lütfen bir genel cerrahi uzmanına başvurun. Yaklaşık her 20 fıtık hastasından birinde sıkışıp kalmanın 3-4 saatten uzun sürmesi, boğulma (strangulasyon) görülebilir. Fıtıkta boğulma bağırsakta çürümeye yol açabilir. Bu durumda bulantı-kusma, ateş, çarpıntı, kasıkta morarma gibi belirtiler görülebilir. Bu hayatı tehdit eden bir durumdur ve acil ameliyat gerektirir.

AMELİYAT ÖNCESİ HAZIRLIKLAR NELERDİR?
Ameliyattan önce tüm hastalar planlanan ameliyat hakkında hem sözlü hem de yazılı olarak bilgilendirilirler. Bu bilgilendirmede hastanın anlayabileceği şekilde ameliyatın özellikleri ve riskleri anlatılır. Hastalar kendilerine sunulan ameliyata özgü aydınlatılmış onam formunu okuyup imzalayarak bilgilendirildiğini ve ameliyata izin verdiğini kayıt altına almış olur. Ameliyat kararı verilen tüm hastalar anestezi uzmanı tarafından muayene edilir. Hasta eğer aspirin, kumadin vb. kan sulandırıcı ilaçlar kullanıyorsa, bu ilaçların etkisi altında ameliyata alındığında kanama riski yüksek olacaktır. Bu tür hastaların, önce ilaçları kesilip 5-6 gün ilaçların etkilerinin geçmesi beklendikten sonra ameliyat edilmeleri gerekir. Hasta ameliyattan önceki gece saat 24’ten sonra su dahil ağızdan hiçbir şey yiyip-içmeyecek şekilde aç kalmalı ameliyata oruç tutuyormuş gibi gelmelidir. Şeker, yüksek tansiyon, astım gibi hastalıkları olan hastaların ilgili branşlarca konsültasyonu yapılıp öneriler alınmalı ve riskleri belirlenmelidir. Hastalar bu hastalıklar için ilaçlar kullanıyorlarsa ameliyat sabahı aç kalmış olmalarına rağmen ilaçlarını bir yudum su ile almalıdır.

HANGİ ANESTEZİ YÖNTEMİ TERCİH EDİLİR?
Ameliyat için; tümüyle uyutma – (narkoz – genel anestezi), belden iğne yapılarak belden aşağısını uyuşturma (spinal anestezi) veya doğrudan ameliyat bölgesine iğne yapılarak o bölgeyi uyuşturma (lokal anestezi) yöntemleri kullanılabilir. Özel bir zorunluluk olmadıkça ameliyatta tümüyle uyutmaya gerek yoktur. fıtıkFıtık bölgesine iğneler yapılan lokal anestezi yapılmasına ise bazı hastalar uyum gösteremeyebilir. Fıtık ameliyatı olacak hastalar için öncelikle tercih edilen yöntem belden iğne yapılarak belden aşağısının uyuşturulması (spinal anestezi) yöntemidir. Bu yöntemde hasta ameliyat esnasında uyanıktır, sadece belden aşağısını hissetmez. İsterse müzik dinleyip, sohbet edebilir. O dönemi bilinci açık yaşamak ve hatırlamak istemeyen hastaların, ilaçla gece uykusuna benzer bir uykuya dalması sağlanabilir. Ayrıca spinal anestezinin etkisi ameliyattan sonra birkaç saat daha devam eder. Ameliyattan sonra 2-3 saat daha ağrı duyulmaz. Böylelikle hastalar en tedirgin olacakları dönemi en konforlu şekilde atlatmış olurlar.

HANGİ AMELİYAT TÜRÜ DAHA ÇOK TERCİH EDİLİR?
Dünyada en yaygın olarak tercih edilen standart hale gelmiş yöntemi; açık yamalı gerilimsiz (Lichtenstein) fıtık onarımı ameliyatıdır. fıtıkSon yıllarda giderek daha çok uygulanmaya başlanan ameliyat tekniği ise kapalı (laparoskopik) fıtık onarımı ameliyatıdır. Açık teknikte karın duvarının daha dış katmanları arasında, kapalı teknikte ise daha iç katmanları arasında onarım yapılarak yama yerleştirilmektedir. Her iki yöntemde de yama kullanılır. Etkinlik ve konfor yönünden karşılaştırıldığında Açık-Laproskopik teknikler arasında çok büyük bir fark yoktur. Her iki yöntemin de kendilerine göre bazı avantajları vardır. Genel olarak bir çok karın içi organ ameliyatlarında kapalı (laparoskopik) tekniğin önemli avantajları vardır.

Karın duvarı bütünlüğünün mümkün olduğunca korunarak ameliyat yapılacak alana daha kolay erişimin sağlanması bunların başında gelir. Kasık fıtığı ameliyatı özetle kasık bölgesinde bozulmuş karın duvarı yapısının onarılmasıdır. Problem, teknik açıdan kolay ulaşılabilen bir yerdedir ve karın duvarı bütünlüğü o bölgede zaten bozulmuş haldedir. Dolayısıyla işin felsefesi açısından bakıldığında laparoskopinin üstünlükleri bu alanda tartışma götürür. Ancak hastada tekrarlamış fıtık veya iki taraflı kasık fıtığı olması halinde laparoskopik onarım daha avantajlıdır. Ayrıca kapalı teknik gerekiyorsa aynı anda başka bir laparoskopik ameliyatla birlikte uygulanabilme kolaylığına sahiptir. Kapalı fıtık ameliyatlarında sıklıkla genel anestezi gerekirken açık ameliyat tekniğinde hemen her zaman belden aşağısı uyuşturmalı (spinal anestezi) yeterli olmaktadır. Her iki teknikte de onarımın sağlamlığı tatminkar ve hastalığın tekrarlama oranları %1’in altındadır. Cerrahi literatürde kapalı ve açık teknikler arasında ameliyat döneminde ağrı, hasta konforu, iyileşme süresi açısından fark yoktur. Kapalı fıtık ameliyatları biraz daha masraflı olmakla birlikte daha iyi kozmetik sonuçlar sağlamaktadır.

AÇIK KASIK FITIĞI AMELİYATI NASIL YAPILIR?
Dünyada en sık uygulanan kasık fıtığı ameliyatı LICHTENSTEIN tipi (açık – gerilimsiz – yamalı) fıtık onarım tekniğidir. Ameliyat genellikle belden aşağısı uyuşturularak (spinal anestezi) altında uygulanır. fıtık Kasık bölgesinde 5-6 cm bir kesi yapılarak, karın duvarının direncini sağlayan derin zarsı katmanlara kadar ilerlenir. Gevşek veya yırtılmış zarlar onarılır. Eni yaklaşık 10-12 cm, boyu yaklaşık 6-7 cm olan tül perde yapısına benzer bir yama (prolen mesh) zayıf alanı takviye edecek şekilde dikilerek tespit edilir. mesh Başlarken kesilmiş olan dış katmanlar yeniden karşı karşıya getirilerek onarılır. Böylece yama karın katları arasında sandviç tarzında yerleşmiş olur. Cilt genellikle gizli dikişle yaklaştırılır. Ameliyat çoğu zaman 20-30 dakika sürer. Hastanede bir gün yatış gerekir. İki taraflı fıtığı olan hastalarda her iki taraf birden aynı seansta ameliyat edilebilir. Bu durumda ameliyat süresi iki katına çıkar. Hastanın ameliyat sonrası dönemde önerilere daha sıkı uyması ve kendisini daha çok sakınması gerekir.

HASTANEDE AMELİYAT SONRASI NASILDIR?
Belden aşağısı uyuşturularak (spinal anestezi altında) ameliyat edilen hastalar için ameliyat dönemi oldukca rahattır. Ameliyatta hastaların bilinci açıktır, önemli bir sarsılma yaşamazlar. Genel anestezi alan hastalarda görülen ağrı, bulantı-kusma, sersemlik hissi gibi sorunlar hemen hemen hiç görülmez. fıtıkAmeliyattan 3-4 saat sonra bacaklardaki uyuşukluk geçer. Hareket etmek ve yürümek mümkündür. Serum ihtiyacı kalmaz, ağızdan normal gıda alınabilir. Ameliyat günü spinal anesteziye bağlı olarak, özellikle genç erkek hastaların bir kısmında bir seferliğe mahsus olarak idrara çıkma zorluğu (idrar retansiyonu) yaşanabilir. Belden uyuşturmanın etkisi bitmeden ağrı kesici verilir ve ilk gece 2-3 doz ağrı kesici yeterli konforu sağlar. Sadece ameliyat olunan günün gecesi hastanede kalınması yeterlidir. Hastalar ertesi sabah ağrı kesici reçetesi ile taburcu edilir.

MELİYATIN SONUÇLARI – SORUNLARI NELERDİR?
Açık – gerilimsiz – yamalı kasık fıtığı ameliyatı olan hastaların tamamına yakınında mükemmel tedavi başarısı sağlfıtıkanır. Fıtığın tekrarlama oranı %1’den azdır. Ameliyatlarda yama kullanımı nüks ihtimalini binde birkaç seviyesine düşürmüştür. Hastaların %5’inden daha azında olmak üzere; yarada enfeksiyon, kasıkta dokuların su toplaması (kord ödemi), su kisti (hidrosel) ve his kusurları gibi sorunlar görülebilir. Kasık fıtığı ameliyatı olacak bazı hastalaların cinsel fonksiyonlar yönünden zarar görme endişesi taşıdıkları gözlenir. Ameliyatı sırasında üreme organlarına giden kanal, damar ve sinir yapılarına yakın çalışılduğı doğrudur. Ancak usulüne uygun olarak yapılan bir fıtık ameliyatında cinsel fonksiyonların zarar görmesi söz konusu değildir.

AMELİYAT SONRASI ERKEN DÖNEM NASILDIR?
Ameliyattan sonra ilk 2 gün yaranın kapalı kalması gerekir. Daha sonra yarada kızarıklık akıntı vb. bir sorun olmazsa tekrar pansuman gerekmez. fıtıkÜçüncü günden itibaren PANSUMAN kaldırılıp atılarak yara açık bırakılabilir. Duş şeklinde BANYO yapılabilir. İlk on gün yaranın üstünün sürtelenmesi, keselenmesi önerilmez. Taburcu olduktan sonraki ilk 3-4 gün AĞRI KESİCİ kullanılmalıdır. ANTİBİYOTİK kullanılması şart değildir. Yara kendiliğinden eriyen gizli dikişlerle yaklaştırılmış ise DİKİŞ ALINMASI gerekmez. Erimeyen dikiş kullanılmışsa bir hafta sonra dikişler alınmalıdır.

AMELİYAT SONRASI GEÇ DÖNEM ÖNERİLER
Ameliyattan sonra bir hafta kadar iş ortamından uzak kalınması ve evde istirahat önerilir. Olağan gündelik fizik aktiviteleri yapmaya engel yoktur. fıtıkİki hafta kadar kasığı germeyi gerektiren işlerden, araba kullanmaktan ve cinsel birleşmeden uzak durulması uygun olur. Öksürükle giden hastalıklardan sakınılmalı ve kabız kalmamaya dikkat edilmelidir. Kısa mesafe yürüyüşler yapılabilir Bir ay süreyle 8-10 kilodan fazla ağırlık kaldırmak, ağır fizik egzersizler, tenis, futbol vb. sporlar sakıncalıdır. Uzun dönem kontrollere gerek yoktur.

Sponsorlu bağlantılar
ÖZEL ARAMA FORMU

ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık