evdeis.infologo
DOLAR: 2.24 TL
EURO: 2.84 TL

KAN VE İMAN ROMANININ ÖZETİ,KİTABININ ÖZETİ

KAN VE İMAN ROMANININ ÖZETİ,KİTABININ ÖZETİ

Yazarı: ERCÜMENT EKREM TALU

Kan ve İman’da, Millî Mücadele hareketinde milletçe birlik olmanın, aynı duyguları paylaşmanın konu alınarak işlendiği görülür. Bu, tek bir ferdin değil, uyanan milletin romanıdır. Tüm yokluklara rağmen mücadele azmi ve kuvvetli imanın kurtuluşu sağlayacağı ana fikri etrafında kurgulanır.

Kurtuluş Savaşı, genç – ihtiyar, kadın – erkek, çoluk – çocuk demeden, topyekûn verilen bir mücadeledir. Bu yüzden eserde kadın kahramanlara ve ihtiyarlara da yer verilir.

İstanbul’dan Anadolu’ya geçenlerle Anadolu’daki kişilerin ayrı ayrı hayat hikayeleri anlatılmıştır. Farklı kişiliklere sahip olan bu insanların ortak noktaları düşmandan zulüm görmüş olmaları ve zafere inanmalarıdır.

İstanbullu bir yazar olarak, cephede bizzat çarpışan kahramanları arasında İstanbullular’ın da bulunduğuna özellikle dikkati çeker. İstanbullu yüzbaşı Hulki Bey’in karşısında yine kendisi gibi bir yüzbaşı olan İzmirli Nurullah Bey vardır. Birbirini seven İstanbullu iki genç, Sadık ve Leman’ın karşısında yine onlar gibi düşman yüzünden ayrı kalmış Menemenli genç bir karı – koca vardır: Ömer ve Hanife.

Esere hakim olan aksiyon, Leman – Sadık aşkı ile hafifletilmeye çalışılmıştır.

Yazar ayrıca İstanbul’da yerli azınlıkların düşmanla birleşerek halka nasıl zulüm ettiklerini, milliyetçilerin sürüldüklerini, hapsolunduklarını canlı bir şekilde anlatır.

Estekzade Mahallesi halkı, her olayda olduğu gibi I. Dünya Savaşı’nda da tevekkülle evlatlarını cepheye gönderir. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla Estekzadeli beş genç de evlerine döner. Romanın kahramanı olan Sadık, I. Dünya Savaşı’nda önce Irak’a, oradan İran’a gönderilmiştir. Fakat düşmanla savaşmaya vakit kalmadan savaş biter. Üç – dört yıl önce bıraktığı anası ve sevgilisi Leman’a kavuşma arzusuyla eve gelir. Hasret giderilir, ancak İzmir’in işgalini haber alan Sadık, tekrar cepheye gitme kararı alır. Annesi ve Leman, üzülmelerine rağmen, onu haklı bulurlar. Mahallenin dedesi Hasan Dede de savaştan yeni dönen oğlunu alarak vatan müdafaasına katılma kararı alır. Mahallenin eski imamı Âşir Efendi’nin oğlu Yüzbaşı Hulki de annesini ve karısını mahalleliye emanet ederek seferberliğe katılır.

Sadık Afyon’da çete olarak yazılır. Uşak ve civarında faaliyet gösterirler. Bağlı olduğu Nurullah Bey çetesi çok başarılıdır. Aynı yerde başarılı bir çete de Hasan Dede’nin çetesidir. Bir tesadüf sonucu iki kardeş çete karşılaşır ve aynı mahallenin insanları Hulki, Sadık, Hasan Dede ve oğlu Şemseddin bir araya gelirler.

Günler geçtikçe kurtulma azmi için çaba gösterenlerin sayısı da artar. Çetelere yeni insanlar katılır. Bunlardan biri de Hanife’dir. Hanife, Yunan Başkomutanı Venizelos’un tecavüz çabalarına karşı koymuş ve onu öldürerek kaçmıştır. Kaçtığı (bilgi yelpazesi. net) köyde Hasan Dede’yle karşılaşması neticesinde onun övgüleri ve cephede böyle insanlara ihtiyaç duyulduğunu öğrenmesi çeteye katılmasını sağlar. Erkek kılığına girerek İzmir’in müdafaasına katılır. İlk mücadelesi de Menemen’de olur. Dahil olduğu çete bir gece aniden Menemen’e girer ve Yunanlıları mağlup eder.

Diğer yandan Sadık, annesine gönderdiği mektupta zafer haberleri yanında acı olayları da yazmıştır. Hasan Dede, son oğlunu da kaybetmiştir. Şemseddin, yediği bir kurşun sebebiyle yarasının kurtlanması sonucu ölmüştür. Leman da mektubu okur ve cephede erkeğinin yanında hasta bakıcı olarak çalışma kararı alır. Annesinin itirazlarına rağmen evden kaçar.

Mücadele devam etmektedir. Nihayet Mustafa Kemal, taarruz etme kararı alır. İzmir’e yapılacak harekât görevi, Hanife’nin kocasının da içinde bulunduğu Hulki Bey kumandasındaki bölüğe verilir. Yunan ordularının içinde kalan Ömer ile üç arkadaşı mücadeleyi sürdüremezler, Ömer şehit düşer. Diğer yandan Hulki Bey başından ve Sadık da göğsünden yaralanır ve hastaneye sevk edilirler.

Sevk edildikleri hastane, Leman’ın hasta bakıcı olarak çalıştığı hastanedir. Hanife de yaralanmıştır ve bu hastaneye getirilmiştir. Onun erkek olmadığı ancak burada öğrenilir.

Leman hastalar arasından sevgilisi Sadık’ı tanır. Durumunun ağır olduğunu öğrenir. İki aşık gözyaşları içinde birbirine kavuşur. Yalnız, bu buluşma anında Sadık yorgun düşer ve ölür.

Bu olaydan on beş gün sonra İzmir’in işgalden kurtuluşu gerçekleşir. Türk ordusu, İzmir’e girer. Hasan Dede en öndedir. Aynı mahallenin üç evladı Sadık, Hulki ve Şemseddin ise bu mutluluğu göremez.

Halk, muzaffer Türk ordusunu karşılamak için yollara düşmüştür. Tam bu sırada bir Ermeni, süvarinin üstüne bomba atar. Birkaç kişi yere serilir. Bunlardan biri de Hasan Dede’dir. O, ölümü büyük bir memnuniyetle karşılar.

Artık Akdeniz, şanlı Türk ordusunun ayak ucunda dalgalanmakta ve İzmir, muzaffer ve imanlı askerlerin resmî geçidini selamlamaktadır.

Sponsorlu bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık