DOLAR: 3.63 TL
EURO: 3.94 TL

Kızgınlıkla nasıl başa çıkılır

Kızgınlıkla nasıl başa çıkılır

Hayatın bir parçası olan kızgınlık, hakarete uğrama, kandırılma ya da kendini saldırı altında hissetme sonucu ortaya çıkan bir duygu. İlişkiler devam ettikçe canımızı yakan olaylar olması kaçınılmaz. Sonucunda ortaya çıkan kızgınlık hali kimimizde uzun sürmezken kimimizin tüm zamanını çalabiliyor. Bu hâl, hem kendimize hem de etrafımıza zarar veriyor. Bu nedenle kızgınlık hissiyle başa çıkmanın yollarını bulmak gerekiyor. İşte onlardan bazıları:

Neye gücendiğinizi iyi tespit edin
Sizi gücendiren davranış kasti miydi? Yoksa bir yanlış anlaşılma olabilir mi? Böyle durumlarda kalbimiz çoğunlukla doğruyu söyler, ancak yine de kırıldığınız davranışın arkasındaki gerçekleri düşünün. Kırgınlığınızın geçmişte aldığınız yaralarla oluşan hassasiyetten değil, gerçekten o anda yaşananlardan kaynaklandığından emin olun.

Savunmaya geçmeyin
Sizi kıran kişiyi karşınıza alıp konuşmaya karar verirseniz, sadece olayı nasıl gördüğünüzü ve size kendinizi nasıl hissettirdiğini paylaşın. Savunmacı ve agresif davranmayarak her şeyi çok daha kolay çözebilirsiniz. Sadece hissettiklerinizi belirtip, karşınızdakinin de kendi görüşünü belirtmesine izin vererek, karşılıklı bağrışmak yerine olumlu bir sonuca varmanız çok daha olası. Bu iletişim şekliyle, gerekiyorsa birbirinizi karşılıklı affetmeniz de mümkün.

Haklı olmaktan vazgeçin
Geçmişte yaşadıklarınızdan kalan bu alışkanlık, kötü bir durumu daha kötü yapabilir. Herkesin kendi fikirleri ve görüşleri vardır. Fikir ayrılığına düştüğünüzde, illa biri haklı çıkmak zorunda değildir.

Hatanız varsa özür dileyin
Gerçekten bir hatanız yoksa, geçmişte yaşadıklarınızın size sebepsizce suçluluk hissettirmesine izin vermeyin. Ancak, sırf geçmişte yaşadıklarınız yüzünden başkalarına kötü davranma hakkınız da yok. Hatalarınızın sorumluluğunu üstlenin.

Tepki değil, cevap verin
Geçmiş acılar sizi hassaslaştırmış olabilir. Hassasiyetinizi fark etmeyen bazı insanlar istemeden sizi çok kırabilir. Böyle durumlarda otomatik bir şekilde tepki vermek yerine olayın üzerine düşünmek, sizi aslında kırmak istememiş kişilerle aranızın bozulmasını engelleyebilir. Bunu yapabilmek için kısa bir süre bekleyip durumu değerlendirin. Bazen sadece beklemek bile olayları karşınızdakinin perspektifinden görmenizi sağlayabilir. Otomatik bir şekilde tepki vermek yerine bekleyerek cevap vermek, kendi davranışınızı kontrol altına almanızı sağlar.

Saldırmak veya kaçmak yerine, uzlaşmayı deneyin
Uzlaşıcı bir tavır, düşmanca bir tavırla konuşmaktan çok daha iyi sonuçlar getirir. Kabullenen, sevgi dolu bir tavır sergileyin. Bu sizi kıran kişiyle aynı fikirde olmak anlamına gelmiyor. Ama o kişiyi yargılayıp kesin kararlara varmak yerine, uzlaşma için açık bir kapı bırakın. Bu o kişinin durumu kabullenmesini ve sizin bakış açınızı görmesini kolaylaştırır.

Öfkenin kaynağı siz olmayabilirsiniz
Birisi için bardağı taşıran son damla olabilirsiniz. Sadece kendi yaptıklarınız için sorumluluk alın, ve bardağı dolduran diğer damlaların suçunu üstlenmeyin!

Mutluluğunuzu bozmayın
Tepkinizin ve cevabınızın kontrolü sizin elinizde. Eğer biri sizi kasti olarak kırdıysa ve affetmediyseniz, “Bu kişinin bana yaşattığı acıyı kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum” demeyi deneyin. Yeniden mutlu olmaya kararlı olun.

Sponsorlu bağlantılar
ÖZEL ARAMA FORMU

ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık