Otobiyografi örneği Yemek Tarifi/ Güzel Sözler/ Biyografiler/ Bulmaca Sozlugu/ Öğrenci Yurtları/ Tarım / Telefon Rehberi Bankalar
Buradasınız: Ana sayfa - Eğitim - Otobiyografi örneği

Otobiyografi örneği

Otobiyografi örneği

Tek çocuktum.
60′larda 6′ıncı ayın 16′sında saat 6′yı 56 geçe, 06 trafik kodlu ÅŸehirde doÄŸdum. Bu 6′lar hayat boyu peÅŸimi bırakmadı.
Can Bartu’dan ad takmışlar; adımı ve tutacağım takımı seçme ÅŸansım olmadı.
DoÄŸduÄŸumda anayasa kabul edileli birkaç hafta olmuÅŸtu ve Menderes’in asılmasına birkaç ay vardı.
Anayasayı 10 yaşıma gelmeden budadılar, 30′uma varmadan Menderes’in itibarını iade ettiler.

Daha göbek bağımın ucu kurumadan evin önünden akan boklu dere taştığından bütün zıbınlarımı sel aldı; çıplak doğdum denilebilir.
Annem babam memurdu.
Annemin “daire”sinde, facit hesap makinalarıyla, DMO damgalı daktilolar arasında büyüdüm. Yandaki bina Tuslog’tu. Birtakım kızgın gençler üç günde bir gelip bağırır, çağırır, taÅŸlarlardı. 68 kuÅŸağıyla orada tanıştım.
Usluydum.
Sabah bir koltuğun üzerine bırakırlar, akşam gelip oradan alırlardı.
Utanılacak kadar normaldim. Hiçbir oyuncağımı kırmadım, zil çalıp kaçmadım, AyÅŸegül’lerimi yırtmadım. Åžimdi onları tek tek oÄŸlum yırtıyor.
Pazar’ları Ankara’da banyo günüydü. Koca odun parçalarıyla zor yanan kazanların kaynar sularında tuÄŸla büyüklüğünde yeÅŸil sabunları kafama yiye yiye yıkandım.
Babamdan fiske yemedim, ama annem feci keseler ve vurdu mu çınlatırdı.
Ulus’ta Santral Bebe’den giyinirdim. 5 yaşımda teyzem beyaz puantiyeli kırmızı gömleÄŸimin üzerine maÅŸrapayla su dökünce ilk kez intiharı düşündüm. Sonra vazgeçtim.
6 yaşımda feci bir trafik kazası geçirdim. Bir minibüs taklalar atarak geldi ve içinde bulunduÄŸumuz Citroen’in üstüne çöktü. Arabanın motoru dizlerime bindi, kafam ön cama geçti. Alnıma çizili yara, alın yazısı deÄŸil, kaza kalıntısıdır.

Bir yaÅŸgünümde sünnet oldum. Sünnet davetiyemin üzerinde baltasıyla bir adam ve kenarda bekleyen kedi figürü vardı. “MaÅŸallah” yazılı ÅŸapka giydim.
3-5 arabalık konvoyla kısa bir Ankara turunun ardından Hacı Bayram’a gittik. Tören Harita müdürlüğünün bahçesindeydi,
ama aksilik işte, Haziran ortasında yağmur yağdı. Neyse ki top ve saat geldi de hediye, sevindim.

7 yaşımda beni Cuyibar Hanım’a teslim ettiler. “Hazırol” dediler, hazırolmuÅŸtum zaten. Resmimi çektiler. İlk gün aÄŸladım, zamanla alıştım.
O yaz yakama kırmızı bir kurdele iliÅŸtirdiler: Okumayı sökmüştüm. Dikmek, yıllarımı alacaktı. Diploma törenimin filmini yıllar sonra bir sınıf arkadaşım getirdi. Filmin sonundaki mahçup çocuÄŸa bakakaldım.İlk ÅŸiirleri halam fısıldadı kulağıma… Nazım Hikmet’in “Seçmeler”ini getirip evde ulu orta okumaya baÅŸladı. Etraftaki tedirginlikten anladım bu iÅŸte bir terslik olduÄŸunu… Az önce bir örneÄŸini gördüğünüz devrik cümle alışkanlığım o zaman baÅŸladı.

Ailece toplanıldığında günlerden Pazartesi ise ay çekirdeÄŸi ile Radyo Tiyatrosu dinlenir, “sair akÅŸamlar” blum oynanırdı. Muhabbet varsa mutlaka pikapta NeÅŸet ErtaÅŸ olurdu. EniÅŸtem ya baÄŸlamasının “döşünü” döve döve ve yanık yanık bozlak söyler ya da babamla muhtemel bir ayrılığa meydan okurcasına kenetlenerek halay çekerdi. Halay ekibinin üçüncü üyesi eksilmiÅŸti epey önce… Arada gece uzarsa rakıyı kapıp mezarlığa gittiklerini duyardım.

Zamanla Samanpazarı’ndan bana da bir baÄŸlama aldık. Lakin okulda mandolin dersi vardı. Åžu meÅŸhur kültür ikilemiyle pek küçük yaÅŸtan tanışmış oldum. Evde baÄŸlamayı mandolin gibi çalmakla, okulda mandolini baÄŸlama gibi çalmakla suçlandım. Arabesk hayatım böyle baÅŸladı.

O yaz dayım niÅŸanlısından ayrıldı. Bir gün anneannemin AltındaÄŸ’daki gecekondusunun bahçesindeki dut aÄŸacının altına rakı sofrasını kurdu. Pikaba 45′lik bir plak yerleÅŸtirdi. “Bir Teselli Ver” çalmaya baÅŸladı. 30 yıl sonra belgeselini yapacağım adamla o zaman tanıştım.
(Her iki anlamda da) iyi misket oynardım. Müselleste zayıftım, tumbada fena sayılmazdım. Bileklerim lak-lak’tan çürük içindeydi.
“Marmaraspor”da mevkiim liberoydu.
Kızlardan ürkerdim.

Mahallede Åžadiye diye mavi gözlü bir kız vardı. Åžadiye diye dalga geçerlerdi. “Åžad et”menin ne demek olduÄŸunu anladığımda Åžadiye’ler çoktan taşınmışlardı bile… Sezer Güvenirgil’e hastaydım. Koca bir defteri O’nun resimleriyle doldurmuÅŸtum. Cüneyt Arkın’a mektup yazıp resim istedim; “Fahrettin Cüreklibatur” imzalı bir kart geldi. Yıkıldım.

Orduevinin açık hava sinemasında Jerry Lewis filmleri oynuyordu, Dışkapı’da Yılmaz Güney’in “eriÅŸte Western”leri… Ben ikincileri seviyordum. “Sevgili öğretmenim”i Ankara Sineması’nda, “Spartaküs”ü Büyük’te izlemiÅŸtim. İkisi de iÅŸhanı oldular ÅŸimdi..
6O’ların sonuna doÄŸru bir gün, “Pal sokağı”ndan arkadaşım Tayfun’la bizim evin yanındaki misafirhanenin camına burnumuzu dayayıp, içerde ışıklar saçan bir kutu gördük. “Pilli bebek” diye bir çocuk yürüyordu ekranda… ÅŸaşıp kaldık.
Birkaç sene sonra o ışıklı kutu bizim eve de geldi. GeldiÄŸi günün akÅŸamı Kebap 49′dan pide söylendi; özel bir durumla karşı karşıya olduÄŸumuza hepten inandım.
Epeyce zaman sonra o ışıklı kutunun içine daldım.

Oğlum önce burnunu dayayıp camına bana baktı, sonra arkasına dolaşıp babasını aradı.
1973′de Batur’un jetleri öyle bir uçtu ki tepemizden, ev yıkılıyor sandım…MeÄŸer o hiçbir ÅŸeymiÅŸ.
Bir yıl sonra Ayvalık’ta tatil yaptığımız kampta “SavaÅŸ” alarmı verildi. Tanklar gelirken, insanların arabalara doluÅŸup nasıl kaçtıklarını gördüm. Ürktüm.

DoÄŸan KardeÅŸ’ten Hey dergisine, NeÅŸet ErtaÅŸ’tan Demis Roussos’a geçmiÅŸtim.
KocabeyoÄŸlu’nun altından Cat Stevens plakları alırdım.
Yıllar sonra O’nunla Yusuf İslam olarak tanışınca bale öğretmenim imam olmuÅŸ duygusuna kapılacaktım.

Bir süre “istekçilik” yaptım. “Camia “da namım yürüdü. Sonra “Kızlar yazışalım mı” türünden yılışıklıklara bulaÅŸtım bir ara…
Yanıtlayanların çoğuyla yazıştık, bazılarıyla tanıştık.

Yüzüm gözüm sivilcelenmeye baÅŸlamıştı. ÇoÄŸu kuÅŸakdaşım gibi ilk seks derslerini Arzu Okay’dan aldım. En iyi parçalar Kerem sinemasındaydı, ama Åževket Kazan diye bir adam ikide bir sinemayı bastırıp filmleri toplattırıyordu. Aradan çeyrek asır geçti; ben çoluk çocuÄŸa karıştım, Arzu Okay Fransa’da dükkan açtı, ama Åževket Kazan hala Adalet Bakanı’ydı.

15 yaşında “arkadaÅŸlık teklif ettiÄŸim kız” (“flört” sonradan geldi, “çıkmak” ondan da sonra… “yatmak” aÄŸza bile alınmazdı) “Beni bir seks filmine götür” diye tutturdu. Başına bir ÅŸapka geçirip Sinema 70′e götürdüm. GiÅŸede hemen farkettiler. Yine de içeri buyur ettiler. Sinemada en az 100 adam vardı. Çocuk boyunlarımızı yere devirip onların arasından geçerek arkada bize gösterilen locaya kurulduk. Parça yoktu. “Danıştay kararıyla” “İsveçli Bakire” oynuyordu, ama baÅŸrol oyuncusunun Türkiyeli muadili hemen arkada olduÄŸu için salondakiler perde
yerine locayı izlemeyi tercih ettiler. Kasılıp kaldık.

Öpüşme daha edepli bir filmde kısmet oldu. Yıldız Kenter’in genç kızıyla birlikte Yunan mezalimine karşı direniÅŸini hikaye eden bir film vardı. Laf olsun diye gitmiÅŸtik. “French kiss” neymiÅŸ orada anladım.
Islandım.

Öptüğüm kız, peÅŸimden bizim liseye yazıldı. Geceleri uzun mektuplar yazıp, sabah oldu mu götürüp çantasına sıkıştırıyordum. O da kendi yazdıklarını bana veriyordu. Eve teyp alınınca O’na kasetler doldurmaya baÅŸladım. Prestij plaktan daha seri üretim yapıyordum.
Bir “fan klüp” kurmuÅŸ, ÅŸiir yarışmaları, köylere kitap kampanyası gibi “sosyal faaliyetler” yürütüyorduk. Bayramlarda Kızılay postanesinin önünde buluÅŸtuÄŸumuzda tebrik kartı tezgahlarında burnu sümüklü çocuk fotoÄŸrafları görmeye baÅŸlamıştık.
Genellikle fotoğrafın hemen altında, halamın yıllar önce gizliden gizliye kulağıma okuduğu şiirlerden birkaç mısra olurdu.
O çocuklara üzülür, ama şiirleri severdik.

Sonra bir gün okulun ön camına bir Hergün gazetesi asıldı. ManÅŸette “Kızıllar kudurdu” yazıyordu. 1 Mayıs kana bulanmıştı. O günlerde Atatürk büstünün altındaki “Bağımsızlık benim karakterimdir” yazısı söküldü, yerine “Komünizm görüldüğü yerde ezilmelidir” yazısı asıldı.
Gerisini hatırlamak bile istemiyorum.
Hayatımızın en güzel yıllarını aldılar elimizden…

Onları hiç affetmedim,

Kendimin Popüler Tarihi CAN DÜNDAR (Alıntıdır)

Popüler aramalar

otobiyografi örnekleri (1216)otobiyografi örneği (758)otobiyografi örneği kısa (132)otobiyografi örnekleri kısa (130)en güzel otobiyografi örnekleri (99)kısa otobiyografi örnekleri (99)otobiyografi örnekleri uzun (43)otobiyografi rnekleri (40)güzel otobiyografi örnekleri (39)kısa otobiyografi örneği (23)güzel otobiyografiler (17)otobiyografi örnekleri 7 sınıf (12)uzun otobiyografi örnekleri (9)örneği otobiyografi (8)en iyi otobiyografi örnekleri (6)otobiyografi örneği uzun (4)4 sayfalık otobiyografi örnekleri (4)en güzel otobiyografi örneği (3)otobiyografi (3)7 sınıf otobiyografi örnekleri (3)otobiyografi örneekleri (2)otobiyografi en güzel örnekleri (2)otobiyogrofi örnekleri (2)oto biyografi örnek (2)oto biyografi örneği (2)

Sponsorlu bağlantılar



ARADIÄžINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

FaceBook ta paylaÅŸ

Sıradaki Konu Başlıkları
******************

Etiketler:,




Yorum yapın

Benzer Konu Başlıkları
Sponsorlarımız
Emeklilik Hesaplama Sorgulama

Ne Zaman Emekli Olurum? Sorgulama

SSK Hizmet Dökümü Sorgulama

SGK Sorgulama Hizmet Dökümü Alma

Emeklilik Maaşı Hesaplama

Emekli Maaşı Hesaplaması Nasıl Yapılır?

e-Devlet

e-Devlet Kapısı Şifresiz Giriş Ekranı

SSK Sorgulama

SGK, Bağkur, Emekli Sandığı Hizmetleri

Son Eklenen Resimler
.......
Sponsorlar

Tüm kadın giyimi fırsatları için tıklayın !