DOLAR: 2.09 TL
EURO: 2.82 TL

SES – YAZIM – NOKTALAMA İLE İLGİLİ ÇÖZÜMLÜ SORULAR

SES – YAZIM – NOKTALAMA İLE İLGİLİ ÇÖZÜMLÜ SORULAR

ÖRNEK 1:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Günlerdir aynı konunun tartışılması sabrını taşırdı.

B) Bu konuda onun da fikrini almak istedi.

C) Törende çok mutlu olmuş, göğüsü kabarmıştı.

D) Ona bir armağan vererek gönlünü almaya çalıştı.

E) Çok sinirlenmiş, ağzına geleni söylemişti.

(ÖSS 1999)

 

ÇÖZÜM 1:

İki heceli kimi sözcükler, arkalarına ünlüyle başlayan bir ek aldığında sözcüklerin ikinci hecelerindeki dar ünlüler (i, ı, ü, u) düşer. Bu ses değişikliği yazıya da geçer. Örneğin, karnı, kıvrım, alnına, devrik, kaynata, sabrı, oynamak… Bu soruda C seçeneğinde “göğüsü” sözcüğü yanlış yazılmıştır; çünkü bu sözcükte hece düşmesi de dediğimiz bu ünlü düşmesi olur ve sözcük “göğsü” yazılır.

Yanıt: C

ÖRNEK 2:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte ünsüz düşmesi yoktur?

A) Yeni girdiği işinde yükselmek istiyordu.

B) Küçücük çocuktan ne istediğini anlayamadım.

C) Sınav sonuçlarını öğreninceye kadar zor sabretti.

D) Bize verilen, büyücek bir odaydı.

E) Uçak, Yeşilköy’e inmek üzere alçaldı.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 2:

Ünsüz düşmesi sözcük sonundaki “k” harfinin sözcük ek alınca söylenmemesidir. Bu soruda

“yükselmek” sözcüğünün kökü “yüksek” tir. “Küçücük” ve “büyücek” sözcüklerinde de küçültme ekleri olan “–cik” ve “–cek” ten önceki “k” harşeri düşmüştür. “alçaldı” sözcüğünün köküyse “alçak”tır. C seçeneğindeki “sabretti” sözcüğünde ünsüz değil ünlü harf düşmüştür.

Yanıt: C

 

ÖRNEK 3:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte ünsüz benzeşmesi yoktur?

A) Babasına keskin bir yanıt vermek cesaret isterdi.

B) Fas’tan buraya gelmek en azından bir gün sürer.

C) Adam açıkça kendisinin bu işi istediğini söyledi.

D) Aldığın malları deftere kaydedersen iyi olur.

E) Kaçtan beri burada onu bekliyorsun?

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 3:

Bir sözcüğün sonunda sert ünsüzlerden biri (p, ç,t, k, h, f, s, ş) varsa, sözcük süreksiz – yumuşak ünsüzlerden “c, d, g”yle başlayan ek alırsa ekin başındaki sesler sertleşir, “ç, t, k” ye dönüşür. Buna sert ünsüzlerin benzeşmesi denir. Örneğin, simitçi,aşçı, otçul, bilmekte, çiçekten, ölçütte, bilmiştir,atkı, seçkin, çalışkan, içki… Bu ses olayı özel adlardan, rakamlardan, kısaltmalardan sonra da uygulanır. Örneğin, Bilecik’te, 73’ten, GAP’ta…

Bu soruda sert ünsüzle biten sözcüklere eklenen “–den, –ce, –gin” ekleri sertleşerek “–tan, –ça,–kin” biçimlerinde söylenmiştir. Oysa “defter” sözcüğün köküdür, ona eklenen –e ekiyse zaten sertleşemez.

Yanıt: D

 

ÖRNEK 4:

Aşağıda altı çizili sözcüklerin hangisinde farklıbir ses olayı vardır?

A) İşler yolunda gidiyor; zamanla daha iyi olacak.

B) Çocukluk anılarını hâlâ benliğinde saklıyor musun?

C) Ender bulunan, hoş kokulu bitkiler yetiştirirdi.

D) Sen mutluluğun resmini yapabilir misin?

E) Gizli derdim kalbimdedir, onu ancak bilen bilir.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 4:

Bazı sözcüklerin sonundaki “p, ç, t, k” süreksiz -sert ünsüzleri, sözcük ünlüyle başlayan ek alınca yumuşak – süreksiz ünsüzlere (b, c, d, g) ya da “ğ” ye dönüşür. Buna ünsüz değişimi ya da yumuşaması denir. Örneğin, gerece, ilacın, dolabı, pikaba,ediyor, tokadı, rengi, yatağı, bildiği…Bu soruda “git, benlik, mutluluk, kalp” sözcüklerinde yumuşama olmuştur; oysa “bitki” sözcüğünde bitmek köküne eklenen “–gi” eki benzeşmiştir.

Yanıt: C

SES – YAZIM – NOKTALAMA

ÖRNEK 5:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlü daralması yoktur?

A) Düştüğü çıkmazdan bir türlü kurtulamıyordu.

B) Yiyecekleri dolaba koymayı unutma.

C) Yolun karşısındaki adam durmadan bizi gözlüyor.

D) Birkaç gündür seni çok durgun görüyorum.

E) Herkes ağız birliği yapmış gibi aynı şeyi söylüyor.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 5:

“a, e” ünsüzlerinin “–yor” ekinden önce ya da “ye-, de–” eylemlerinde “i, ı, ü, u”ya dönüşümüne ünlü daralması denir. Örneğin, bekliyor, anlamıyor,diyen, yiyecek …

Bu soruda da yemek eylemi ek alınca e harfi i’ye dönmüş, yiyecek sözcüğü oluşmuştur. “kurtulama-, gözle-, söyle–” sözcüklerinde de “–yor” eki nedeniyle daralma olmuştur. Oysa “görüyorum” eyleminde “gör” kökünün sonunda “a, e” geniş ünsüzlerinden biri yoktur; daralma da olmamıştır.

Yanıt: D

 

ÖRNEK 6:

Önce baygın bir iniltiydi yamaçtan duyulan,

Sonra bir gölge belirmişti kuş uçmaz yoldan;

Köyümün titreterek bağrı yanık toprağını

İnliyor, baktım, uzaktan görünen bir kağnı…

Bu dizelerde aşağıda verilen ses olaylarından hangisi yoktur?

A) Ünlü düşmesi

B) Ünsüz düşmesi

C) Sert ünsüz yumuşaması

D) Ünlü daralması

E) Ünsüz benzeşmesi

(ÖSS 2001)

ÇÖZÜM 6:

“bağır” sözcüğünün ek almış biçimi olan “bağrı” sözcüğünde ünlü düşmesi; “toprağını” sözcüğünde sert ünsüz yumuşaması; “İnliyor” sözcüğünde ünlü daralması; “yamaçtan, belirmişti, baktım” sözcüklerinde ünsüz benzeşmesi gerçekleşmiştir. Sözcük ek aldığında sondaki “k” ünsüzünün düşmesi anlamına gelen ünsüz düşmesi bu dizelerde yoktur.

Yanıt: B

 

ÖRNEK 7:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcükte “ses türemesi” yoktur?

A) Söyleyeceklerini önceden hissettim.

B) Araba daracık sokakta zar zor ilerliyordu.

C) Sapasağlam adam bile yatağa düşmüştü.

D) Bizden önce geleceğini zannettik.

E) Olay sonuçlanıncaya kadar zor sabretti.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 7:

Yabancı dilden alınmış tek heceli kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ya da “olmak, etmek, eylemek” yardımcı eylemleriyle söylendiklerinde sonlarındaki ünsüz iki kez söylenir ve yazılır. Buna ünsüz türemesi denir. Örneğin, affı, sırra, halletme, affolmak… Bu soruda “hissettim,zannettik” sözcüklerinde de bu türeme var.Küçültme eki almış bazı sözcüklerde ya da önekle sözcük arasında ünlü türemesi olur. Örneğin,biricik, gülücük, gencecik, güpegündüz, yapayalnız… Bu soruda “daracık, sapasağlam” sözcüklerinde

bu türeme var.“sabretti” sözcüğünde, “sabır” sözcüğünün “ı” harfi düşmüş. Ayrıca, “et-” eylemine eklenen “–di” eki sertleşmiş; ama ünlü ya da ünsüz türemesi olmamıştır.

Yanıt: E

 

ÖRNEK 8:

Üleştirme sayı sıfatı eki, –er, (–ar) ünlüyle biten sayılara eklendiğinde araya “ş” kaynaştırma harfi girer.

Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala örnek oluşturmayan bir sözcük vardır?

A) Defterinize ikişer cümle yazın.

B) Beşer kişilik gruplara ayrıldılar.

C) Masalara yedişer tabak koyalım.

D) Herkes yirmişer dakika konuşacak.

E) Üyelerden ellişer milyon lira toplayalım.

(ÖSS 1999)

 

ÇÖZÜM 8:

Türkçede iki ünlü yan yana gelmez. Bu nedenle ünlüyle biten bir sözcük ünlüyle başlayan bir ek alacağı zaman sözcükle ek arasına “y, n, s, ş” ünsüzlerinden biri getirilir, buna kaynaştırma denir.Bu soruda “iki, yedi, yirmi, elli” sözcükleri ünlüyle bittiği için “–er” ekinden önce “ş” kaynaştırma harfini almıştır; halbuki ünsüzle biten “beş” sözcüğüne kaynaştırma harfi getirilemez.

Yanıt: B

 

ÖRNEK 9:

Nerdeyse gün doğacaktı

Herkes gibi kalkacaktınız

Belki daha uykunuz da vardı

Geceniz geliyor aklıma

Kükürt rengindeki ağzı gecenin

Yukarıdaki dizelerde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Ünlü düşmesi

B) Ulama

C) Ünlü daralması

D) Ünsüz benzeşmesi

E) Kaynaştırma

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 9:

Bu soruda da “gece” sözcüğü “–in” eki alırken araya “n” kaynaştırma harfi girmiştir. “doğacaktı, kalkacaktınız” sözcüklerinde ünsüz benzeşmesi vardır. “Nere” sözcüğünden türeyen “Neredeyse”sözcüğünde, “ağız ve uyumak” sözcüklerinden oluşan “ağzı ve uykunuz” sözcüklerindeyse ünlü düşmesi olmuştur. Ünsüzle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir sözcük gelirse, bunlar tek sözcükmüş gibi birleştirerek okunabilir, buna

ulama denir. Bu dizelerde “geliyor aklıma” bölümünde ulama yapılabilir. “geliyor” eylemindeyse “gel-” kökünde “a, e” harfi olmadığı için daralma gerçekleşmemiştir.

Yanıt: C

 

ÖRNEK 10:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Nasıl oldu da beni hatırlayamadı, bir türlü anlayamadım.

B) O kadar çok çalıştı ki havanın karardığını fark etmedi.

C) Bugün sinemaya gidelim, yarında size geliriz.

D) Yarınki toplantıya kimlerin katılacağı belli değil henüz.

E) Geçmişte yaşanan tatsızlıkların unutulmasını istiyordu artık.

(ÖSS 2001)

ÇÖZÜM 10:

“–de” eki isim durum eklerinden biridir, “–de, –da,–te, –ta” biçimlerine girer, bütün çekim ekleri gibi özel adlardan sonra gelince kesme işaretiyle ayrılır. Bütün ekler gibi önceki sözcüğe bitişik yazılır.“Nerede, kimde, ne zaman” sorularına yanıt verdirtir.“de” sözcüğüyse cümlelere “gibi, ötekilerle aynı” türünden anlamlar kazandıran bir bağlaçtır,bazen iki cümlenin, yargının arasına da girer. Bir sözcük olduğu için ayrı yazılır. “de, da” biçimlerine girer; ama hiçbir zaman “te, ta” olmaz ve ondan önce kesme işareti kullanılmaz.

A seçeneğindeki “da” iki yargının arasına girmiş bağlaçtır; bu nedenle ayrı yazılması doğrudur. E seçeneğinde “geçmişte” sözcüğündekiyse ektir,bitişik yazılması doğrudur. C seçeneğindeki “da”,“yarın” sözcüğüne öbür günler gibi anlamı katan bir bağlaçtır; ayrı yazılması gerekirdi.

B ve D seçeneklerinde “de” bağlacıyla değil, “ki”bağlacı ve “–ki” ekiyle ilgili bilgi yoklanmaktadır. B seçeneğindeki “ki” iki cümlenin arasında kullanılan bir bağlaçtır, ayrı yazılması doğrudur; D seçeneğindeki sıfat türeten “–ki” ekidir; bitişik yazılması doğrudur. Bununla ilgili bilgiyi başka bir soruda gösterelim.

Yanıt: C

ÖRNEK 11:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ki” nin yazımında yanlışlık yapılmıştır?

A) Yeter ki doğruyu söylesin.

B) Anladım ki her zaman yanımdaymış.

C) Onun ki biraz fazla değil mi?

D) Bizimki bu akşam gidecekmiş.

E) Ovadaki kuşların sesi ne güzeldi!

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 11:

“ki” bağlacı yabancı dilden alınmıştır; belli bir anlamı yoktur; cümlelerin arasında kullanılır. Sesi hiç değişmez ve elbette ayrı yazılır. Sadece oluşturduğu bileşik sözcükler bitişik yazılır. Örneğin, halbuki,oysaki, mademki, sanki. “–ki” ekleriyse iki tanedir.Bunlardan biri “–de” ekinin arkasından ya da yalın sözcüklere gelen ve işaret sıfatları türeten,yer, zaman bağlantısı kuran bir ektir. Diğeriyse“–im, –in” tamlayan eklerinden sonra gelir, bir adın yerini tuttuğundan ilgi zamiri adını alır.Bu soruda A ve B seçeneklerinde iki cümlenin

arasında kullanılan “ki” bağlacı vardır. D seçeneğindeki ilgi zamiri eki. E seçeneğindeki sıfat türeten ektir; bu cümlelerin yazımları doğrudur. C seçeneğindeki de ilgi zamiridir; bitişik yazılması gerekir.

Yanıt: C

ÖRNEK 12:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Art arda yaşadığımız sıkıntılar, doğruyla yanlışı ayırtetmemizi sağladı.

B) Onu gördükten sonra kendi durumuna şükretti.

C) “O ana kadar sesimi çıkarmadım, sabrettim;ama daha fazla dayanamadım.” dedi.

D) Azmetti; karşılaştığı bütün engelleri yenerek amacına ulaştı.

E) Böylesine güzel bir günde bana hayatı zehretti.

(ÖSS 2000)

ÇÖZÜM 12:

Bu soru yardımcı eylemlerin yazımı hakkında. “Olmak,etmek, eylemek” yardımcı eylemleri kendilerinden önceki sözcükte ünsüz türemesi ya da ünlü düşmesi olursa bitişik, bunlar olmazsa ayrı yazılır. Örneğin, hissetmek, zannetmek, affolmak;sabretmek, devretmek, kaybolmak; arz etmek,terk etmek, mutlu olmak… “şükretti, sabrettim, azmetti,zehretti” de ünlü düşmesi olmuştur; bitişik yazılmaları doğrudur. “ayırt” sözcüğünde ünlü düşmesi olmadığı için o sözcüklerin ayrı yazılması gerekirdi.

Yanıt: A

ÖRNEK 13:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ayrı yazılması gereken sözcüklerin bitişik yazılmasından

kaynaklanan bir yazım yanlışı vardır?

A) Ona beşyüz soruluk bir test verdim.

B) O da bir zamanlar beyazperdenin yıldızlarından biriydi.

C) Savaşlarda birçok suçsuz insan kırılmıştı.

D) Çocuğa suçiçeği aşısı yaptırdınız mı?

E) Eski günlerin özlemini yüreğinde hissediyordu.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 13:

Yazımla ilgili genel kuralları hatırlatmak için birkaç soru çözelim. Bu soru bitişik ve ayrı yazılmalarla ilgili. “hissediyordu” nun neden bitişik yazılacağını az önce anlattık. “suçiçeği, birçok ve beyazperde” sözcükleri anlam kayması nedeniyle bitişik yazılır. Sözcükler, birinin ya da ikisinin anlamının değişmesiyle üçüncü bir anlam kazandığında bileşik sözcüğe dönüşür ve bitişik yazılır. A’da “beşyüz”ün bitişik yazılması yanlıştır; çünkü ticari kağıtlar dışındaki yazılarda yazıyla yazılan sayılarda her sözcük diğerinden ayrı yazılmalıdır. “beş yüz”

diye yazılmalıydı.

Yanıt: A

ÖRNEK 14:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?

A) Van gölündeki canavar bir kez daha kendini gündeme oturttu.

B) 13 Haziran onlarla son toplanma tarihimiz olacak.

C) Onlara gidecekdik; ama zamanımızı iyi kullanamadık.

D) Üç yıldır Taksim meydanındaki bir büfede çalışıyormuş.

E) Haçlı seferleriyle ilgili seminer verdi.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 14:

Kurum adları, adresler, yapıt adları, coğrafyadaki özel yer adları, tarihteki tek olay adları bütün olarak özel isimdir; bu öbeklerdeki her sözcük büyük harşe başlanarak yazılır. Bu nedenle A’da doğru yazım “Van Gölü’ndeki”, D’de “Taksim Meydanı’ndaki”, E’de “Haçlı Seferleri’yle” olacaktı. C’de ünsüz benzeşmesine uyulmamasından kaynaklanan

yazım yanlışı vardır. Doğru yazım “gidecektik”olacaktı. B’deyse yanlış yok; çünkü belli bir tarihi veren, gün ve yılın rakamlarının söylendiği durumlarda,gün ve ay adları büyük harşe başlar; bunun dışındaki durumlarda küçük yazılır.

Yanıt: B

ÖRNEK 15:

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yer adının yazımında bir yanlışlık yapılmıştır?

A) 1930′larda Güneydoğu’da petrol bulma çalışmaları yapılmıştır.

B) Gelişmişliğine rağmen İskandinavya halkı geleneklerine bağlıdır.

C) Meriç havzasındaki çevre kirliliği bazı türleri tehdit ediyor.

D) Victoria Gölü’nde avlanmak için iki ayrı ülkeden izin almak gerekir.

E) Bu hayvanlar Afrika’nın güneyinde hâlâ yaşamlarını sürdürüyor.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 15:

Bu soruda da aynı bilgi yoklanıyor. C seçeneğinde doğru yazım, o öbek bir coğrafya adı olduğu için, “Meriç Havzası’ndaki” olacaktı.

Yanıt: C

ÖRNEK 16:

Türkçede özel ada bağlı saygı sözcükleri, sanlar ve takma adlar büyük harşe başlar.

Bu kurala göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Sizinle görüşmeyeceğimi Ahmet Bey’e söyledim.

B) Komşularımızdan doktor Kemal Bey’i dün kaybettik.

C) Hatice Nine, beni torunu Mert’le tanıştırdı.

D) Salondaki bay, bayan herkes; Bayan Ayşe İnan’ı bekliyordu.

E) İkinci Mahmut, önemli ıslahatlar yapmıştır.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 16:

Soruda da açıklandığı gibi, özel adın parçasına dönüşen sözcükler o özel adla beraber büyük

harşe başlanarak yazılır. “Ahmet Bey, Hatice Nine,Bayan Ayşe İnan, İkinci Mahmut” böyle örneklerdir.B seçeneğindeki “doktor” sözcüğü de “Kemal Bey”in ünvanına dönüşmüştür; onun da büyük başlaması gerekirdi.

Yanıt: B

ÖRNEK 17:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısaltmalarla ilgili bir yazım yanlışı vardır?

A) İTÜ’nün bahar şenlikleri başladı.

B) PTT’nin özelleştirilmesi tepki alıyor.

C) Özgür, MTA’da çalışmaya başlamış.

D) THY’nın ücret politikası yine değişmiş.

E) ÖYS’deki sorular oldukça kolaymış.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 17:

Kısaltmalardan sonra gelen ekler kısaltmanın okunuşuna uyar, kısaltmanın açılımının okunuşuna değil. Örneğin bu soruda, D seçeneğinde THY kısaltması Türk Hava Yolları diye okunursa “–nın”ekini alabilir; böyle okumaksa yanlıştır. Kısaltmayı okursak “THY’nin” biçiminde ek getirmemiz gerekir;sözcüğün böyle yazılması doğru olurdu. Diğer

seçeneklerde kısa okunuşlara uyulduğu için yanlış yapılmamıştır.

Yanıt: D

ÖRNEK 18:

Dünyada neler olup bittiğini böylesine iyi bilen (,)Iokuma (,)II çalışma gücü yüksek (,) III oldukça bilgili bu genç (,)IV insanın kullandığı sözcüklere(,)V alışık olmadığımız yeni anlamlar kattığını görüyorum.

Yukarıdaki cümlede, numaralanmış virgüllerden(,) hangisinin yeri değiştirilirse anlam karışıklığı giderilmiş olur?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.

(ÖSS 2000)

ÇÖZÜM 18:

Virgül, bazı cümlelerde anlam karışıklığını engellemek için kullanılır. Örneğin, “Dün gelen, makbuzlara baktı mı?” cümlesinde virgülü kaldırırsanız anlam değişecektir; çünkü “Dün gelen” öbeği adlaşmış sıfattır, arkasındaki “insan” adı düşmüştür. Ya da “fiu, eve girecek.”cümlesinde de virgül anlamı değiştirir; çünkü, “şu” sözcüğü bir zamirdir ve virgül kaldırılırsa sonraki “eve” adının sıfatına dönüşür.

Bu soruda “genç” sözcüğünden sonra gelen virgül ilk bakışta böyle bir yerde kullanılmış gibi görünüyor; ama bu cümlede “genç” sözcüğü adlaşmış sıfat değil “insanın” adının sıfatı. Cümlede genç birinin kullandığı sözcüklere değişik anlamlar kattığından söz ediliyor. Bu nedenle IV numaralı virgül,insanın sözcüğünden sonraya alınırsa anlam karışıklığı ortadan kalkar.

Yanıt: D

ÖRNEK 19:

I. Öğretmen, öğrencilerine öğütlerde bulunuyordu.

II. Size sonsuz güvenim var, dedi ve gitti.

III. Hayır, onu hiç görmedim.

IV. Ayşen, en iyi arkadaşım, bana bir hediye almış.

V. Kalem, kılıçtan üstündür.

Bu cümlelerden hangisinde virgül (,) aynı görevde kullanılmıştır?

A) I. ve II. B) II. ve III. C) III. ve IV.

D) IV. ve V. E) I. ve V.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 19:

Bu soruda virgülün çeşitli görevleri örnekleniyor.Virgül, özneyi vurgulamak amacıyla özneden sonra kullanılır. I. cümlede “Öğretmen”, V. cümlede“Kalem” sözcüğü öznedir. Aslında yanıtı bulmuş olduk. Virgül I. ve V. cümlelerde aynı görevde kullanılmış. II. cümledeyse tırnak işaretine alınmamış aktarma cümleden sonra kullanılmış. III. cümlede onay ya ret sözünden sonra kullanılmış; böyle sözlerden sonra cümle devam ediyorsa virgül kullanılmalıdır. IV. cümledeki virgül arasözün başında ve sonunda kullanılmış; cümlenin öğesi olmayan

açıklayıcı söz öbeklerine arasöz, aracümle denir; bunların başına ve sonuna ya virgül ya da kısa çizgi konur.

Yanıt: E

ÖRNEK 20:

Yetmiş üç canlı (I) yani yetmiş üç insanlı (II) yetmiş üç insanın eşyasıyla yüklü o kamyon (III) kasasından salkım saçak sarkan (IV) insanlarıyla(V) trafik kurallarını çiğneyerek homurdandı.

Yukarıdaki cümlede numaralanmış yerlerden hangi ikisine bir noktalama işareti konmaz?

A) I. ve III. B) III. ve IV. C) IV. ve V.

D) II. ve IV. E) I. ve V.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 20:

Bu soruda “yani yetmiş üç insanlı” bölümü “Yetmiş üç canlı” bölümünü açıklayan bir arasöz; bu nedenel I. ve II. yerlere virgül ya da kısa çizgi işareti getirilmeli.“kamyon” sözcüğü, “homurdandı” yükleminin öznesi, III. yere de özneden sonra getirilen virgül konmalı. “sarkan” sözcüğü “insanlarıyla” sözcüğünün sıfatı, bir adla sıfatı arasına işaret konmaz; burada işaret kullanılmamalı. “insanlarıyla”sözcüğünün sonunda ekleşmiş “ile” edatı var,

bu edatın yanına virgül konmamalı.

Yanıt: C

ÖRNEK 21:

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde boş parantezle belirtilen yere noktalı virgül getirilmelidir?

A) Söz verirsin, yalancı çıkarsın ( ) vaatlerde bulunursun,onları gerçekleştiremezsin.

B) Adamlar, bizi de götürmek ister ( ) sizi yalnız bırakmayı hedeşerler.

C) Uzun bir zaman sonra sen de ( ) ablan da bu olayı unutacaksınız.

D) Kızgın yüzünü, boş bakışlarını ( ) dengesiz tavırlarını gördüm.

E) Korktuğumu belli etmemek adına ( ) cesur olmak adına hatalar yaptım.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 21:

Aralarında “ve” anlamı olan, birbirinin devamı niteliğindeki cümlelerin arasına virgül konur; bu nedenle B seçeneğindeki virgül kullanılmalı. C’de“sen de ablan da” sözleri iki özne; D’de “boş bakışlarını” “dengesiz tavırlarını” sözleri iki nesne;E’de “korktuğumu belli etmemek adına” “cesur olmak adına” sözleri iki zarf tümleci. Eş görevli sözler arasına virgül konur; bu nedenle bu seçeneklerde virgül kullanılmalı. A seçeneğinde kendi aralarındaki ilgilerle ikişerli kümelenmiş cümleler var,böyle cümlelerin arasına noktalı virgül konur.

Yanıt: A

ÖRNEK 22:

Bir konuşmamızda ona, şiiri nasıl yazdığını sormuştum(I) Sorumu şöyle yanıtladı (II) “Önce bir rüzgârın taşıdığı tohum gibi küçücük bir şey düşer aklıma (III) Bu bir anlamdır, bir gerçektir, yaşam ilişkilerimizde öz denebilecek bir durumdur (IV)Yani esin denilen şeydir bu (V)”

Yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine ötekilerden farklı bir noktalama işareti

getirilmelidir?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.

(ÖSS 2001)

ÇÖZÜM 22:

Tırnak içine alınmış aktarma cümlelerden önce iki nokta kullanılır. Bu nedenle II. yere iki nokta konmalıdır. Numaralı diğer yerler tamamlanmış cümlelerin sonudur; buralara nokta konması gerekir.Tamamlanmış cümleler yüklemleri olan cümlelerdir,bu yüklemlerin cümlenin ortasında olması, yani cümlelerin devrik olması bunu değiştirmez.

Yanıt: B

ÖRNEK 23:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde parantezle gösterilen yere noktalı virgül (;) konmaz?

A) Sık sık şöyle derdi bana ( ) “Mutluluk insanın kendi elindedir.”

B) Yarın sınava gireceksin ( ) bir an önce eve dönüp dinlen.

C) Bütün gün evden çıkmadan kitap okudum ( )ama bir türlü kitabı bitiremedim.

D) Bu işi mükemmel yaptığını zannetme ( ) hiçbir şeyin mükemmeli yoktur.

E) Babasına saygı duyuyordu ( ) bu yüzden onun her sözüne değer verirdi.

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 23:

A’da gene tırnak içine alınmış aktarma cümle var;buraya iki nokta konması gerekiyor. Aralarında neden-sonuç ya da karşıtlık ilgisi olan; yani aralarında “ama, çünkü” bağlaçlarının kendisi ya da anlamı olan cümleler arasına noktalı virgül konur.

C’de iki cümle arasında “ama” bağlacı, E’de “bu yüzden” öbeği var. B’de cümleler arasına “bu nedenle”yazılabilirdi, D’de “çünkü” yazılabilirdi. Bu nedenle A dışındaki bütün seçeneklerde noktalı virgül kullanılmalıdır.

Yanıt: A

ÖRNEK 24:

Ödüller konusunda şöyle yanlış bir kanı vardır (I)Kazanan yapıtın, o yarışmaya katılan tüm yapıtların en iyisi olduğu düşünülür (II) Oysa seçici kurullar, birikim ve beğenileri birbirinden farklı kişilerden oluşur (III) Bu nedenle ödül ya da ödüller,bir uzlaşma sonucu verilir (IV) Yüzlerce yapıtın katıldığı yarışmalarda bundan doğal bir şey olamaz(V)

Yukarıdaki parçada numaralanmış yerlerden hangisine, ötekilerden farklı bir noktalama işareti

koymak gerekir?

A) I. B) II. C) III.

D) IV. E) V.

(ÖSS 1999)

ÇÖZÜM 24:

Bir cümlenin sonunda o cümlenin içindeki bir şey açıklanacak ya da örneklenecekse, cümlelerin arasında başka bir bağlantı sözcüğü yoksa bu cümleler arasına iki nokta konur. I. yere iki nokta konmalıdır. Ondan sonra numaralı yerler hep tamamlanmış cümlelerin sonudur; oralara nokta konması gerekir.

Yanıt: A

ÖRNEK 25:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinin sonuna üç nokta (…) getirilmesi uygun olur?

A) Yolunuz Üsküdar’a düşerse Salacak’a uğrayın

B) Beğendiği şairleri sayıyor: Orhan Veli, Cahit Sıtkı, Faruk Nafiz

C) Görünüşe göre bunlar baba oğul

D) Bahçede kırmızı, beyaz, pembe karanfiller vardı

E) Her canlı doğar, yaşar, büyür ve ölür

(Kavram Dershaneleri Sorusu)

ÇÖZÜM 25:

B dışındaki bütün seçeneklerde tamamlanmış cümleler var; sonlarına nokta konması doğru olur.B’deyse “ve benzerleri” anlamı var, böyle yerlere susma, devamı var anlamı sağlayan üç noktanın konması uygundur.

Yanıt: B

Sponsorlu bağlantılar
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık