Deyimler sözlüğü

5 yıl önce

Kabak başında patlamak deyiminin anlamı Su kabağı bitkisinin içi oyularak şişe amacıyla kullanıldığı devirlerde, Galata meyhanelerinde, yine bu tür kabaklar ağzına kadar şarapla doldurulup satılırmış. Gayrıresmi meyhaneleri basan zabıtalar ve bekçiler, içerideki fıçıları devirip şarap dolu kabakları patlatırlarmış. Bu sırada etrafa savrulan kabaklar da meyhaneci ile miçolar veya araya giren müşterilerin başında patlarmış. Bu deyim, birçok kişinin hakettiği bir cezanın bir...

5 yıl önce

Hapı yutmak deyiminin anlamı Kötü bir duruma düşme halini anlatan bu deyim de yine bir padişah menkıbesine dayanıyor. Zararlı maddelerin kullanımını yasaklayan Sultan IV. Murat, Hekimbaşı Emir Çelebi’nin afyon kullandığı haberini almıştır. Derhal huzuruna çıkarılmasını emreden hünkar; hem tebasını sınamak hem de iyi bir ders vermek ister. Çelebi hiçbir şeyden habersiz kuşağındaki afyonlarıyla gelir. Fakat Sultan, durumun farkındadır ve onunla bir...

5 yıl önce

Dolap çevirmek deyiminin anlamı Eski devrin kadim yapıları ahşap konaklardır. Bu yapılarda haremlik ve selamlık olarak ayrılan bölmenin arasında bulunan dolaplar, o devirde ev içinde haberleşme ve alışveriş açısından büyük bir önem taşıyordu. Zira kadınlar tarafı olan haremlik ile erkekler tarafı olan selamlık arası kapalı olduğu için iletişim de her iki tarafa açılan bu dolaplar vasıtasıyla sağlanıyordu. Silindirik yapıda ve bir...

5 yıl önce

Çapulcu deyiminin anlamı Vaktiyle İstanbul itfaiyesine memur edilen kimseler, halkın arasından, tabiri yerindeyse bir baltaya sap olamamış kişiler arasından seçilirmiş. Ardından bu kişiler belirli bir eğitime tabi tutulur ve tulumbacı teşkilatına aza edilerek topluma kazandırılırlarmış. Fakat tüm bu eğitim ve terbiyeye rağmen eski alışkanlıklarını terk edemeyen bazıları ise, gayri ahlaki du rumlarda bulunur, yangın yerinden hırsızlık yaparmış. Tespit edilenler o semte bir...

5 yıl önce

Goygoyculuk yapmak deyiminin anlamı Eski devirlerde muharrem ayı gelince, dilenciler ilahiler okuyarak kapı kapı dolaşıp mahallenin varlıklı eşrafına el açarmış. Ev sahipleri karşılarına geldiği zaman gülbank çekerek, ardından hep beraber ‘Ya hoy goygoy’ diyerek bir terane tuttururmuş. Sonra toplanan zahire ve erzak, pay edilirmiş. Mahalleli etrafında toplanan bu dilenciler çıkardıkları garip seslerden ötürü goygoycu olarak çağrılırlarmış. Goygoycu günümüzde gevezelik ve boş...

5 yıl önce

Dingo’nun ahırı deyiminin anlamı İstanbul’a elektriğin geldiği 1914 yılına kadar kullanılan atlı tramvaylar, kent ulaşımı için vazgeçilmez bir unsurdu. Şişhane yokuşu üzerinde bulunan ve Dingo isimli bir Ermeni tarafından işletilen ahır da tramvayların çekici gücü atların barınağı idi. Ana güzergâh üzerine bulunan Dingo’nun ahırı gün içinde arabalara koşulacak atların bağlandığı ve dinlendiği yer olduğundan her daim hareketli bir mahal oluyordu. Bu...

5 yıl önce

Ateş pahası deyiminin anlamı Türkçede ederinin çok üzerinde bir fiyatı tasvir etmekte kullanılan bu deyim, Kanuni Sultan Süleyman devrine kadar uzanıyor. Yüzyıllardır dillere pelesenk olan bu deyimin hikâyesi şöyle: Sultan Süleyman, maiyyeti ile birlikte ava çıkar. Peşine düşülen hayvanı ararken, bugün İstanbul’un Halkalı semtine tekabül eden mevkide müthiş bir sağanak başlar. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, sultanı iliklerine kadar ıslatmıştır. Karşısına gelen...

Yukarı Çık