Beyşehir Gölü Milli Parkı

Beyşehir Gölü Milli Parkı

Beyşehir Gölü
Konya; Beyşehir

Türkiyenin en büyük tatlısu gölü olan Beyşehir Gölü ve çevresini kapsamaktadır. Gölün çevresi dağ manzarası, zengin doğal bitki örtüsü ile çevrilidir. Gölde büyüklü küçüklü 22 ada bulunmaktadır. 750 hektarlık alan sahip milli parkta 40.000’den fazla su kuşunun yaşadığı sanılmaktadır. Başlıcaları; karabatak, tepeli dalgıç, yeşilbaş, kılkuyruk, sakarmeke ve dalgıç’tır
*****

Türkiye’nin en büyük tatlısu gölüdür. Göl, Isparta ve Konya olmak üzere iki İl, Beyşehir, Hüyük, Yenişarbademli ve Şarkikaraağaç olmak üzere 4 İlçe ve 22 yerleşim alanı ile çevrilmiştir. Beyşehir Gölü, denizden 1121 m yükseklikte olup ve 68.893 ha yüzölçümüne sahiptir. Beyşehir Gölü, çevresinde yer alan sulak alanlara, adalara, ormanlara ve barındırdığı farklı ekosistemlere sahip olması ve yörenin başlıca içme-kullanma ve sulama suyu kaynağı olması gibi özellikleri nedeniyle, gerek doğal hayatın ve gerekse insan yaşamının devamlılığı açısından büyük öneme sahiptir. Ülkemizin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir Gölünün eskiden beri bu özelliği nedeniyle bölgede daima bir cazibe merkezi olmuş, ilk çağlardan itibaren çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış, insanları yakın çevresine çekerek civarında ve hatta göl içerisindeki bazı adalar da dahil olmak üzere irili ufaklı pek çok yerleşim merkezinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Gölün, yöre halkı için; içme suyu temini, sulu tarım yapılması, yaz aylarında yüzme ve balık avlanması gibi özellikleri nedeniyle vazgeçilmez bir konumdadır.

Göl, Jeomorfolojik değerlendirme sonucu, jeomorfolojide tanımlandığı şekilde“genel yükselmede geri kalmış havza” olarak adlandırılan Beyşehir Gölü’nün havza tabanının fazla çökmeden, çevredeki dağların evreler halinde yükselmesi sonucu oluştuğu tespit edilmiştir. Onun için de, Beyşehir havzasının en derin kısımlarında bile daima erozyon egemen olmuştur. Beyşehir Gölü, Sultan Dağları’yla Anamas Dağları arasında, kuzeybatı-güneydoğu doğrultusundaki iki fay grubu arasındaki grabende oluşmuş tektonik bir göldür. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusundaki uzunluğu 45 km yi bulmaktadır. Doğu-batı doğrultusundaki en geniş yeri 24 km ye ulaşmaktadır. Gölün 1125 m kotundaki yüzey alanı 730.3 km2 dir. Göl su seviyelerinin 1914 yılından beri gözlenen değerlerine göre göl seviyesi 1120.95 m (1934 yılı) ile 1125.50 m (1981 yılı) arasında değişmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında, 1903-1909 yıllarında yapılan etütlerde, göl ayağında, Beyşehir Çayı başlangıcında 1123.35 kret kotunda bir bent olduğu, seviyenin 1123.19-1124.50 metre kotlarında değiştiği, kış aylarında kanal akımının 10 m3/sn ye ulaştığı ve sene boyunca sadece 25 gün kanalın kuruduğu belirtilmiştir. Gölün 1122.0-1124.50 metre kotları arasında işletilerek yıllık ortalama 226 hm3 (milyon metreküp) sulama suyu temin etmek amacıyla 1121.03 metre eşik kotunda ve 15 kapakla (1.5 m x 1.5 m) kontrol edilen Beyşehir regülatörü tam kapasiteyle işletmeye 1914 yılında açılmıştır. Göl beslenimi yağışa bağlı olarak belli başlı 26 adet akarsu ile 45 adet kaynak ve yeraltısuyu ile olmaktadır. Göl, en fazla Sultandağları ve Anamas Dağları’ndan inen dereler ile güneydeki karstik kaynaklar tarafından beslenmektedir. Sarısu Deresi Beyşehir Gölü’ne 1960 yılında bağlanmış, derivasyon kanalı üzerinde 1975-1981 periyodunda yapılan akım gözlemlerine göre göle ortalama olarak yılda 119 hm3 (milyon metreküp) suyun bu kanalla doğrudan aktarılmaktadır. Beyşehir Gölü, bir tarafı (güneyi ve güneydoğusu) delik bulunan büyük bir havuza benzetilirse bu havuzun su tutabilmesinin en büyük şansı; yüzey sularının yanısıra yeraltı sularından da büyük çapta beslenmesidir.

Beyşehir Gölünün, su kimyası ve su kalitesi ile ilgili, geçmişte yapılan sürekli su kalitesi gözlemleriyle oligotrofik yapıda, oldukça temiz, içmesuyu ve su ürünleri amaçlı kullanıma uygun bir özellik göstermektedir.

Beyşehir Gölü, Konya İli’nin Akdeniz Bölgesine giren kesiminde kalmakla birlikte, Torosların ardında, Göller Yöre’sinde, başka deyişle Akdeniz ile Orta Anadolu’nun geçiş kesiminde yer aldığında; yörenin göl dolaylarında, Gecikmiş Akdeniz veya Akdeniz Ardı İklimi özellikleri görülür. Ancak, gölün yumuşatıcı ikliminden uzak dağlık kesimlerde, karasal İç Anadolu İklimi özelliği baskındır. Yazları kısa, serin ve kurak; kışları uzunca, soğuk ve yağışlıdır.

Beyşehir Gölü Milli ParkıMilli Park alanının floristik yapısı, içinde yer aldığı Beyşehir Gölü yüzey su toplama havzası bazında yapılan çalışmaya göre değerlendirilmiştir. Flora ile ilgili çalışmalar sırasında havza alanı içerisinden 900 adet bitki örneği toplanmıştır. Yapılan tür tespitleri ile havza alanı içerisinde farklı tarihlerde, değişik araştırıcıların yapmış olduğu floristik çalışmaları birlikte ele alınarak Milli Park’ın tüm florasını içeren liste çıkarılmıştır. Bu listeye göre 102 familya’ya ait 491 cins, 1353 tür, 179 alttür ve 55 varyete tespit edilmiştir. Beyşehir Milli Parkı sınırları içinde 588 adet bitki örneği toplanmış olup, literatür bilgileri ile birlikte, 85 familya’ya ait 305 cins, 545 tür, 140 alttür ve 55 varyete tespit edilmiştir.

Beyşehir Gölü’nde özellikle ilkbahar ortalarından itibaren hızla üremeye başlayan ve sonbahar ortalarında birçok bölgede gölü hemen hemen tamamen kaplayan ve çıplak gözle görülebilen su bitkilerinin başında Potamogeton türleri gelmektedir. Nilüfer (Nimphaea sp.) olarak bilinen su bitkilerinin, gölde daha çok kuzeybatı ve güneybatı kesimlerinde ve çevre köylerden doğrudan göle karışan veya kanallarla taşınan atıkların ulaştıkları noktalardan gölün iç kısımlarına doğru yoğun olarak geliştikleri gözlenmiştir. Potamogeton ve bazı Nilüfer (Nimphaea sp.) türü su bitkileri yumuşak ve hafif asidik karakterde gölcük ve göllerde yetişirler ve birçok kuş türü için de başlıca besin kaynağını oluştururlar.

Gölde toplam olarak yedi fitoplanktonik grup tespit edilmiştir. Bu gruplar sırasıyla; Diatomeler (Bacillariophyta), Yeşil Algler (Chlorophyta), Altın Sarısı Algler (Chrysophyta), Öglenofitler (Euglenophyta), Mavi-Yeşil Algler (Cyanophyta), Kriptofitler (Cryptophyta) ve Chloromonadophyta’lardır. Fitoplanktonik gruplar kendi içinde sınıflandırıldıklarında biomass’a katkıları açısından en yüksekten aza doğru şu sırayı oluşturmaktadırlar; Cyanophyta, Cryptophyta, Bacillariophyta, Chlorophyta, Euglenophyta Chrysophyta ve Chloromonadophyta’lardır. Fitoplanktonik kompozisyon açısından, çok genel anlamda, gölün temiz bir tatlısu florasından ibaret olduğu görülmektedir.

Gölün bilhassa güney ve doğu kıyılarında yayılan Typha angustifolia, Phragmites australis ve Schoenoplectus lacustris gibi sazlık bitkileri yaygın olarak bulunmaktadır.

Göl Aynası, transit göç eden kuşlar için bir dinlenme-beslenme yeri, kış ziyaretçisi kuş türleri için de bir kışlama alanıdır. Milli Park alanında, 15 Ordo ve 41 Familyaya dahil olan toplam 153 kuş türü belirlenmiştir. Tüm Türkiye’de saptanan kuş türü sayısının 450 civarında verildiği göz önüne alınırsa Milli Park alanında tüm Türkiye avifaunasının % 34’sini görmek mümkündür. Bu sayı hiç de yabana atılacak bir sayı değildir. Buna rağmen gölün kuşlar açısından önemi, özellikle gölde kış mevsimini geçiren kuş türlerinin populasyon yoğunluklarından ileri gelmektedir. Kasım sonu ve Aralık başında yapılan gözlemlerde saptanan sakarmeke sayısı 22.000’den fazladır. Kış ortasında yapılan gözlemlerde ise bu sayı 59.000’i geçmiştir. Yine aynı şekilde, yeşilbaş ördek (Anas platyrhynchos) sayısı 13.000’e ulaşmıştır. Keza cüce batağan-Bahri (Tachybaptus ruficollis) başta olmak üzere diğer su kuşlarının sayılarında da artışlar kaydedilmiştir.

Bunların dışında bu çalışma kapsamında gerçekleştirilen gözlemlerde alanda ilk kez kaydedilen tepeli ördek (Aythya fuligula) populasyonunun da 7500 bireyden oluşması Beyşehir Gölü’ nün su kuşları açısından oldukça önemli olduğunun bir diğer kanıtıdır. Alanda saptanan 153 kuş türünden 92’si alanda kuluçkaya yatmaktadır. Bu sayının alandaki toplam kuş türü sayısı ile karşılaştırıldığı zaman oldukça yüksek olduğu görülür. Kuluçka faaliyetinin genellikle Nisan, Mayıs, Haziran ayları arasında yoğunlaştığı görülmektedir. Bazı kuş türlerinin kuluçka faaliyeti Mart ayından Eylül ayına kadar devam edebilmektedir. Kaya güvercini (Columba livia), ev serçesi (Passer domesticus) gibi bazı türler bu dönemde 3 hatta 4 kuluçka yapabilmektedirler. Yapılan gözlemlerde, Kasım ayı bitmeden göl aynasında saptanan su kuşu populasyonlarının toplam birey sayısı 50.000′ i geçmiştir. Beyşehir gölü, bu sayı ile IUCN (Uluslararası Doğayı Koruma Birliği) kriterlerine göre aynı anda 20.000’den fazla su kuşunu bir arada bünyesinde barındıran alanlar “Uluslararası Öneme Sahip Sulakalan” kategorisine girmektedir.

Göl içinde irili ufaklı 33 ada bulunmaktadır. Bu adalar başta martılar (Larus spp.) olmak üzere karabatak (Phalacrocorax sp.), pelikan (Pelecanus sp) ve kargaların (Corvus spp) dahil olduğu birçok kuş türünün güvenlik içinde kuluçka yaptığı alanlar Halen bu kuşlar kıyıdan nisbeten uzak olan ve yerleşim bulunmayan Kuş Adası’nda koloniler halinde kuluçka faaliyetine devam etmektedirler. Göl kıyılarının büyük bir kısmı sazlarla kaplıdır. Bu sazlar içersinde sakarmeke, (F. atra); ördek türleri (Anas spp., Aythya spp. gibi); cüce batağan ( Tachybaptus ruficollis), tepeli batağan (Podiceps cristatus) gibi batağanlar ve erguvani balıkçıl (Ardea purpurea); gri balıkçıl (A. cinerea); küçük akbalıkçıl (Egretta garzetta), saz bülbülleri (Acrocephalus spp.), saz delicesi (Circus aeruginosus) türleri gözlenmiştir. Bunları dışında bazı küçük Passer (ötücü kuşlar) türleri de sazlıklarda gözlenmiştir.

Beyşehir Gölü’ndeki Çalışmalar sonucunda göl ve derelerde toplam 16 adet balık türü tespit edilmiştir. Toplam balık türünün 3 adedi sadece gölde, 9 adedi sadece akarsularda, 4 adedi de göl ve derede bulunmaktadır. Beyşehir Gölü’ndeki tüm balık populasyonunun % 93.75’ini sudak oluşturmaktadır. Balık Faunası Cyprinus carpio (adi sazan), Alburnus akili (göyce), Chondrostoma regiım (kızılkanat), Acanthorutilus anatolicus, Leuciscus lepidus (tatlısu kefali) ve Capoeta (Varicorhinus) pestai (siraz) yaşamaktaydı.

Isparta Su Ürünleri Müdürlüğü’nce 1983-1984 yıllarında Beyşehir Gölü’nde yapılan bir çalışmaya göre de, Cyprinidae familyasına ait 7 türe (adi sazan-Cyprinus carpio, tatlısu kefali-Leuciscus lepidus, göyce-Alburnus akili, kızılkanat-Chondrostoma regiım, siraz-Capoeta pestai, yağca-Acanthorutilus anatolicus, kaya balığı-Gobio gobio), Percidae (sudak-Stizostedion lucioperca) ve Cobitidae (taşbalığı-Cobitis bilseli) familyalarına ait birer tür olmak üzere toplam 9 balık türüne rastlanılmıştır.

1978-1980 yıllarında aşılanan S. lucioperca türü ve gölün kendi balık türlerinden başka sadece farklı olarak T. tinca (kadife) ve Carassius carassius (havuz balığı) türüne rastlanılmıştır. Bir yıl süren çalışma sonunda Mayıs 1998 – 1999 gölde Leuciscus lepidus (Akbalık), Tinca tinca (Kadife, Yeşil sazan), Chondrostoma regium (Kızılkanat), Stizostedion lucioperca (Sudak), Cyprinus carpio (Sazan). Capoeta pestai (Siraz) ve Carassius carassius (Havuz balığı) olmak üzere 7 tür saptanmıştır.

Beyşehir Gölü sudak balığı aşılanıncaya kadar, gölün tabii türleri olan ve yukarıda belirtilen omnivor balık türlerinin yaşadığı tatlı su gölü idi. Sudak balığı ilk kez 1973 yılında Beyşehir Gölü’ne aşılanmış ancak, sudak balıklarının getirildikleri tankerlerden doğrudan göle bırakılması, balıkların çoğunun şoka girerek ölmesi nedeniyle başarılı olunamadığı belirtilmektedir. Asıl balıklandırma çalışmaları 1977-78 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Bu aşılama sırasında gölde 9 adet balık türü bulunmaktaymış. 1980’den sonra göldeki baskın (dominant) balık türü sudak balığı olmuştur.

Sponsorlu bağlantılar
ÖZEL ARAMA FORMU

ARADIĞINIZI BULAMADIYSANIZ BURADAN ARAYIN

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık